Kadın hakları ve seçme-seçilme hakkı (1930 belediye, 1934 milletvekili) Soruları
KPSS Tarih · 13 özgün soru · açıklamalı çözümler
Kadın hakları ve seçme-seçilme hakkı (1930 belediye, 1934 milletvekili) — Konu Özeti
KPSS Tarih kapsamında Kadın hakları ve seçme-seçilme hakkı (1930 belediye, 1934 milletvekili) konusunda bilmen gereken 22 temel bilgi. Önce özeti çalış, sonra aşağıdaki örnek soruları çözerek pekiştir.
Serbest Cumhuriyet Fırkası programında kadınlara seçme-seçilme hakkı verilmesi yer alırken Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nda yer almamıştır.
Afife Jale, Darülbedayi'nin 1934'te İstanbul Şehir Tiyatrolarına dönüşmesi sürecinde sahneye çıkan ilk Türk-Müslüman kadın tiyatro oyuncusudur.
Kadınlara milletvekili (genel seçimlerde) seçme ve seçilme hakkı 5 Aralık 1934'te anayasa değişikliğiyle tanınmıştır.
1930 belediye seçimlerinde birden fazla siyasi parti katılmış (genel seçimle birleştirilmemiş), 1935 genel seçimlerinde ise tek parti dönemi olduğundan birden fazla parti katılmamıştır.
Tansu Çiller Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk kadın bakanı (ve başbakanı) olma özelliğini taşır.
Türk kadınına siyasi haklar aşamalı verilmiştir: 1930'da belediye, 1933'te muhtarlık, 1934'te milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır.
Türkiye'nin ilk kadın belediye başkanı, 1930'da Artvin-Yusufeli'ne bağlı Kılıçkaya beldesinde seçilen Sadiye Hanım'dır.
Türkiye'de kadınlara seçme-seçilme hakkının tanınması (1930/1934), pek çok Avrupa ülkesinden önce ve Türkiye'nin kendi iradesiyle gerçekleşmiştir.
Kadınlara muhtar seçme ve seçilme hakkı 26 Ekim 1933'te verilmiştir.
Saltanatın/halifeliğin kaldırılması ve kadınlara seçme-seçilme hakkı gibi köklü değişimler en çok inkılapçılık (devrimcilik) ilkesiyle ilişkilidir.
1934'te tanınan milletvekili seçme-seçilme hakkı ilk kez 1935 genel seçimlerinde uygulanmış ve TBMM'ye 17-18 kadın milletvekili girmiştir.
Türk Medeni Kanunu kadınlara siyasi hak (seçme-seçilme) vermemiştir; siyasi haklar 1930-1934 arasında ayrı kanunlarla verilmiştir.
1926 tarihli Türk Medeni Kanunu kadınlara sosyal ve ekonomik haklar (tek eşlilik, resmî nikâh, boşanmada eşitlik, mirasta eşitlik, meslek seçme, mahkemede tanıklıkta eşitlik) tanımıştır.
Türk kadınına belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı 3 Nisan 1930'da 1580 sayılı Belediye Kanunu ile tanınmış; bu, kadının kazandığı ilk siyasi haktır.
1934'te kadınlara seçme-seçilme hakkı tanındığında Atatürk bunu 'uygar ülkelerde esirgenmiş olan bu hak bugün Türk kadınının elindedir' sözleriyle değerlendirmiştir.
Afet İnan, Atatürk'ün manevi kızı ve Türkiye'nin ilk kadın tarihçisi olarak Türklerin barbar olmadığını kanıtlama çalışmalarına öncülük etmiştir.
1935 seçimlerinde TBMM'ye giren ilk kadın milletvekilleri arasında Satı Çırpan (Satı Kadın) gibi isimler yer almıştır.
1930 belediye seçimlerinde 502 seçim bölgesinin 471'ini CHF, 31'ini Serbest Cumhuriyet Fırkası kazanmıştır; Terakkiperver Fırka 1925'te kapatıldığından katılamamıştır.
Süreyya Ağaoğlu Cumhuriyet'in ilk kadın avukatı ve kadın hakları savunucusudur; erken Cumhuriyet'te çeşitli alanlarda ilk kadınlar (ilk diş hekimi, heykeltıraş, muhtar, belediye başkanı vb.) yetişmiştir.
Şerife Bacı, İnebolu'dan Kastamonu'ya silah/cephane taşırken kar ve tipide şehit olan; Tayyar Rahmiye ise Osmaniye'de Fransız karargâhının ele geçirilmesinde etkili olan kadın kahramanlardır.
Bacıyan-ı Rum, Anadolu Selçukluları döneminde kadınların kurduğu, ekonomik ve sosyal alanda faaliyet gösteren bir teşkilattır.
Örnek Sorular
Soru 1
Kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmesi, kadın-erkek eşitliğini ve halkın yönetime katılımını esas alması bakımından öncelikle hangi Atatürk ilkeleriyle bağlantılıdır?
A) Cumhuriyetçilik ve halkçılık
B) Laiklik ve inkılapçılık
C) Milliyetçilik ve devletçilik
D) Devletçilik ve halkçılık
E) Milliyetçilik ve laiklik
Cevabı göster
Cevap: A) Cumhuriyetçilik ve halkçılık
Halkın yönetime katılımını esas alan cumhuriyetçilik ile kadın-erkek eşitliğini içeren halkçılık, bu hakkın içeriğini doğrudan tanımlayan ilkelerdir; reformun köklü bir dönüşüm olması yönüyle inkılapçılıkla da…
Soru 2
1934'te anayasa değişikliğiyle kadınlara tanınan milletvekili seçme-seçilme hakkı ilk kez hangi seçimlerde uygulanmıştır?
A) 1933 ara seçimlerinde
B) 1935 genel seçimlerinde
C) 1939 genel seçimlerinde
D) 1931 genel seçimlerinde
E) 1927 genel seçimlerinde
Cevabı göster
Cevap: B) 1935 genel seçimlerinde
1934'te tanınan milletvekili seçme-seçilme hakkı ilk kez 8 Şubat 1935 genel seçimlerinde uygulanmış ve bu seçimlerle birlikte kadınlar ilk kez TBMM'ye milletvekili olarak girmiştir.
Soru 3
1935 genel seçimlerinde TBMM'ye giren ilk kadın milletvekilleri arasında aşağıdaki isimlerden hangisi yer almaktadır?
A) Tansu Çiller
B) Süreyya Ağaoğlu
C) Satı Çırpan
D) Halide Edib Adıvar
E) Nezihe Muhiddin
Cevabı göster
Cevap: C) Satı Çırpan
Satı Çırpan (Satı Kadın olarak da bilinir), 1935 genel seçimlerinde TBMM'ye giren ilk kadın milletvekilleri arasında sayılan isimlerden biridir.
Soru 4
Türk kadınına milletvekili seçme ve seçilme hakkı hangi tarihte ve nasıl tanınmıştır?
A) 3 Nisan 1930'da çıkarılan 1580 sayılı Kanun ile
B) 26 Ekim 1933'te muhtarlık kanununa eklenen madde ile
C) 1 Kasım 1935'te genel seçimlerin ardından çıkarılan kanunla
D) 5 Aralık 1934'te yapılan anayasa değişikliği ile
E) 17 Şubat 1926 tarihli Medeni Kanun'un yürürlüğe girmesiyle
Cevabı göster
Cevap: D) 5 Aralık 1934'te yapılan anayasa değişikliği ile
Milletvekili seçme ve seçilme hakkı, 5 Aralık 1934'te gerçekleştirilen anayasa değişikliğiyle kadınlara tanınmıştır; belediye ve muhtarlık hakları farklı tarihler ve kanunlarla verilmiştir.
Soru 5
Türk kadınına muhtar seçme ve seçilme hakkı hangi tarihte tanınmıştır?
A) 3 Nisan 1930
B) 5 Aralık 1934
C) 4 Mart 1925
D) 17 Şubat 1926
E) 26 Ekim 1933
Cevabı göster
Cevap: E) 26 Ekim 1933
Muhtarlık seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı kadınlara 26 Ekim 1933'te verilmiştir; bu tarih belediye hakkından (1930) sonra, milletvekili hakkından (1934) öncedir.
Soru 6
Aşağıdakilerden hangisi 1924 Anayasası'nın ilk metninde yer almayıp sonradan yapılan anayasa değişikliğiyle eklenmiştir?
A) Kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının tanınması
B) Devletin cumhuriyet olduğunun ilanı
C) Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ilkesi
D) Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin tek meclis olarak belirlenmesi
E) Temel hak ve hürriyetlerin anayasal güvence altına alınması
Cevabı göster
Cevap: A) Kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının tanınması
Kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı 1924 Anayasası'nın orijinal metninde bulunmuyordu; bu hak ancak 1934'te yapılan anayasa değişikliğiyle anayasaya eklenmiştir.
Soru 7
Aşağıdakilerden hangisi 1926 tarihli Türk Medeni Kanunu'nun kadınlara tanıdığı haklardan biri değildir?
A) Boşanmada kadın ile erkeğin eşit haklara sahip olması
B) Belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı
C) Mirasta kadın ve erkek arasında eşitlik
D) Resmi nikâhın zorunlu kılınması
E) Mahkemede tanıklık konusunda erkekle eşit statü
Cevabı göster
Cevap: B) Belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı
Belediye seçimlerinde seçme-seçilme hakkı 1926 Medeni Kanunu'nun değil, 1930'da çıkarılan 1580 sayılı Belediye Kanunu'nun sağladığı bir haktır. Medeni Kanun sosyal ve ekonomik hakları kapsamaktadır.
Soru 8
Türk kadınının kazandığı ilk siyasi hak olan belediye seçimlerinde seçme ve seçilme yetkisi hangi kanunla ve hangi tarihte tanınmıştır?
A) 1512 sayılı Seçim Kanunu ile 5 Aralık 1934'te
B) 743 sayılı Medeni Kanun ile 17 Şubat 1926'da
C) 1580 sayılı Belediye Kanunu ile 3 Nisan 1930'da
D) 1322 sayılı Köy Kanunu ile 26 Ekim 1933'te
E) 2839 sayılı Milletvekili Seçim Kanunu ile 1935'te
Cevabı göster
Cevap: C) 1580 sayılı Belediye Kanunu ile 3 Nisan 1930'da
3 Nisan 1930'da yürürlüğe giren 1580 sayılı Belediye Kanunu, Türk kadınına belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkını tanıyan ilk kanundur ve bu, kadının elde ettiği ilk siyasi haktır.
Soru 9
1926 tarihli Türk Medeni Kanunu'nun kadın hakları bakımından kapsamı değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
A) Medeni Kanun kadınlara hem medeni hem de siyasi hakları (seçme-seçilme) aynı anda tanımıştır.
B) Seçme ve seçilme hakkı dâhil bütün kadın hakları, Medeni Kanun aracılığıyla düzenlenmiştir.
C) Medeni Kanun yalnızca belediye seçimlerinde oy kullanma hakkını düzenlemiş, milletvekili seçimlerini kapsam dışında bırakmıştır.
D) Medeni Kanun kadınlara siyasi hak (seçme-seçilme) tanımamış; bu haklar 1930-1934 arasında ayrı kanunlarla düzenlenmiştir.
E) Kadınlara siyasi haklar, Medeni Kanun'un 1934'te değiştirilen maddeleriyle aynı anda tanınmıştır.
Cevabı göster
Cevap: D) Medeni Kanun kadınlara siyasi hak (seçme-seçilme) tanımamış; bu haklar 1930-1934 arasında ayrı kanunlarla düzenlenmiştir.
1926 Medeni Kanunu kadınlara sosyal ve ekonomik haklar tanımış; siyasi haklar (seçme-seçilme) ise bu kanunun dışında tutulmuş ve 1930-1934 yılları arasında ayrı yasal düzenlemelerle verilmiştir.
Soru 10
Türkiye'de kadınlara siyasi hakların tanınmasının (1930-1934) uluslararası karşılaştırması bakımından aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
A) Türkiye, kadınlara seçme-seçilme hakkını kendi iradesiyle ve Fransa, İtalya, İsviçre gibi pek çok Avrupa ülkesinden önce tanımıştır.
B) Türkiye bu hakkı, İngiltere ve Fransa'nın kadınlara oy hakkı vermesinden sonra, onları örnek alarak tanımıştır.
C) Bu hak, Türkiye'de yalnızca milletvekili seçimleri için tanınmış; belediye ve muhtarlık seçimleri kapsam dışında bırakılmıştır.
D) Kadınlara siyasi haklar, Lozan Antlaşması'nın bir yükümlülüğü olarak verilmek zorunda kalınmıştır.
E) Türkiye'de kadınlara seçme hakkı önce verilmiş, ancak seçilme hakkı 1950'ye kadar tanınmamıştır.
Cevabı göster
Cevap: A) Türkiye, kadınlara seçme-seçilme hakkını kendi iradesiyle ve Fransa, İtalya, İsviçre gibi pek çok Avrupa ülkesinden önce tanımıştır.
Türkiye kadınlara siyasi hakları 1930 ve 1934'te kendi iradesiyle tanımış; bu haklar Fransa, İtalya, İsviçre gibi pek çok Avrupa ülkesinin kadınlara oy hakkı vermesinden önce gerçekleşmiştir.
Soru 11
Türk kadınına siyasi haklarının tanınma sırasını doğru veren seçenek aşağıdakilerden hangisidir?
A) Milletvekili seçme (1930) → Muhtarlık (1933) → Belediye seçimleri (1934)
B) Muhtarlık (1930) → Belediye seçimleri (1933) → Milletvekili seçme (1934)
C) Muhtarlık (1926) → Belediye seçimleri (1930) → Milletvekili seçme (1934)
D) Belediye seçimleri (1926) → Muhtarlık (1930) → Milletvekili seçme (1933)
E) Belediye seçimleri (1930) → Muhtarlık (1933) → Milletvekili seçme (1934)
Cevabı göster
Cevap: E) Belediye seçimleri (1930) → Muhtarlık (1933) → Milletvekili seçme (1934)
Kadınlara siyasi haklar kademeli olarak tanınmıştır: 1930'da belediye seçimlerinde, 1933'te muhtarlıkta, 1934'te ise milletvekili genel seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı verilmiştir.
Soru 12
Kadınlara seçme-seçilme hakkı tanınmasının demokratikleşme açısından sonucu değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) Siyasi temsile katılan nüfusu genişleterek demokratikleşme yönünde önemli bir adım oluşturmuştur.
B) Seçmen sayısını artırdığı için seçimlerin yönetimini zorlaştırmış, temsili daraltmıştır.
C) Büyük şehirlerdeki kadınları kapsadığından ülke genelinde temsili pek etkilememiştir.
D) Merkezi yönetimi güçlendirip yerel yönetimlerin yetkilerini ortadan kaldırmıştır.
E) Yasama organının yapısını değiştirmediği için siyasi katılıma kayda değer bir etki yapmamıştır.
Cevabı göster
Cevap: A) Siyasi temsile katılan nüfusu genişleterek demokratikleşme yönünde önemli bir adım oluşturmuştur.
Kadınlara seçme-seçilme hakkı tanınmasıyla siyasi temsile katılan nüfus genişlemiş; bu durum demokratikleşmenin ve çoğulcu temsilin somut bir göstergesi olarak değerlendirilir.
Soru 13
Saltanatın kaldırılması ve kadınlara seçme-seçilme hakkının tanınması gibi köklü değişimler en çok hangi Atatürk ilkesiyle doğrudan ilişkilidir?
A) Milliyetçilik
B) İnkılapçılık
C) Halkçılık
D) Devletçilik
E) Laiklik
Cevabı göster
Cevap: B) İnkılapçılık
Mevcut toplumsal ve siyasal yapıyı köklü biçimde dönüştüren bu tür değişiklikler, eskiyi yıkıp yeni bir düzen kurmayı esas alan inkılapçılık (devrimcilik) ilkesiyle en doğrudan ilişkilidir.