İslamiyet öncesi Türk devlet ve toplum yapısı (kut, kurultay, töre, ikili teşkilat, boy) Soruları
KPSS Tarih · 20 özgün soru · açıklamalı çözümler
İslamiyet öncesi Türk devlet ve toplum yapısı (kut, kurultay, töre, ikili teşkilat, boy) — Konu Özeti
KPSS Tarih kapsamında İslamiyet öncesi Türk devlet ve toplum yapısı (kut, kurultay, töre, ikili teşkilat, boy) konusunda bilmen gereken 20 temel bilgi. Önce özeti çalış, sonra aşağıdaki örnek soruları çözerek pekiştir.
'İl' (el), Türk devletlerinde devlet ve ülke anlamına gelen temel kavramdır; 'İl gider, töre kalır' deyişi devlet yıkılsa da töre geleneğinin sürdüğü anlayışını yansıtır.
İslamiyet öncesi Türklerin dini/inanç sistemine ait kavramlar: Kurgan (mezar yapısı), Balbal (mezar taşı), Şaman/Kam/Baksı (din adamı), Yuğ (ölü gömme/cenaze töreni), Uçmağ (cennet), Tamu (cehennem).
Kurultay'da alınan kararlar kağanı bağlamaz, son söz kağanındır; kağan güçlüyse kurultayın etkisi azalır, zayıfsa artar (kurultay danışma organıdır).
İslamiyet öncesi Türklerde egemenlik (hâkimiyet) sembolleri davul, tuğ, otağ, taht ve unvanlardı; toy (kurultay) toplanması da bir hâkimiyet ifadesiydi.
İslamiyet öncesi Türklerde 'Güneş bayrağımız, gökyüzü çadırımız' sözü cihan hâkimiyeti (dünya egemenliği) anlayışını yansıtır.
Kurultay'da dış politika, töre belirleme ve hüküm verme gibi kararlar alınır; bu meclis kağanın tek başına karar vermesini sınırlayan geleneksel bir denetim mekanizmasıydı.
Hatun (hükümdar eşi) İslamiyet öncesi Türk devletlerinde kurultaya katılabilir, elçileri kabul edebilir ve siyasi yetkiler kullanabilirdi; ancak kurultay başkanlığını Ayguci yürütürdü.
Toy (Kurultay/Kengeş), İslamiyet öncesi Türk devletlerinde önemli devlet meselelerinin görüşülüp karara bağlandığı; hükümdar, hatun, komutanlar ve boy beylerinin katıldığı meclistir.
İslamiyet öncesi Türk devletlerinde kağanlık (egemenlik), kut anlayışına dayanırdı; kağanın otoritesi halkını geçindirebilmesine bağlıydı ve bu güç (ekonomik dayanak) zayıflayınca kağanlık meşruiyetini yitirirdi.
Töre, İslamiyet öncesi Türk devletlerinde herkesin uymak zorunda olduğu, hükümdarın yetkilerini de sınırlayan, sözlü olarak aktarılan yazısız hukuk kuralları bütünüdür; oluşumunda halkın etkisi belirleyicidir.
İlk Türk devletlerinde ordu ücret almayan, her erkeğin doğuştan asker sayıldığı bir 'ordu-millet' yapısına dayanırdı; ücretli (daimi) asker bulunmaması temel özelliğiydi.
İslamiyet öncesi Türk devletlerinde Yabgu (boy beyi/vali), İlteber (bağlı/tabi hükümdar) ve Tarhan gibi unvanlar kullanılırdı.
İslamiyet öncesi Türk devlet teşkilatı terimleri ve karşılıkları: İlig=Hükümdar, Yabgu=Vezir, Tigin=Hükümdar oğlu, Tudun=Vergi memuru, Buyruk=Bakan, Toy/Kurultay=Meclis, Ayukı=Yargıç, Örgin=Taht, Kün=Halk, Oğuş=Aile.
Göktürk (Köktürk) Devleti'nde ikili teşkilat uygulanmış; doğu/merkez kanadını Bumin Kağan (sonra Mukan Kağan), batı kanadını ise İstemi Yabgu yönetmiştir.
İslamiyet öncesi Türk devletlerinde yönetim ikili teşkilat (doğu-batı) esasına dayanırdı; üstün tutulan doğu (merkez) kanadını hakan/kağan, batı (tabi) kanadını ise hükümdar ailesinden yabgu veya şad unvanlı bir yönetici idare ederdi.
Kurultayda boy beylerinin söz hakkına sahip olması ve kötü yöneten kağanı görevden alıp yenisini seçebilmesi, Türk devlet geleneğinde ilkel demokrasinin (demokratik unsurların) en güçlü kanıtı olarak gösterilir.
İslamiyet öncesi Türklerde töre Uygurlar döneminde yazılı hale getirilmiştir.
İslamiyet öncesi Türk ordularında onluk sistem uygulanırdı (10 onluk, 100 yüzlük, 1000 binlik, 10.000 tümen); bu düzeni Mete Han kurmuş, sonradan Moğollar da benimsemiştir.
Orun-ülüş, İslamiyet öncesi Türk devletlerinde toy/kurultayda oturma sırasını (orun) ve ganimet paylaşımını (ülüş) düzenleyen, devlet teşkilatının hiyerarşisini belirleyen töre geleneğidir.
Töre genel olarak değişmez kabul edilse de, içindeki bir kural ihtiyaca cevap vermez hale gelirse o kural değiştirilebilir; adalet, eşitlik (düzlük), iyilik (uzluk) ve insanlık (kişilik) törenin temel hükümleridir.
Örnek Sorular
Soru 1
İslamiyet öncesi Türk devletlerinde töreyle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
A) Yalnızca halk sınıfı için geçerli olup hükümdarı bağlamazdı.
B) Başlangıçta sözlü olarak kuşaktan kuşağa aktarılmıştır.
C) Oluşumunda halkın belirleyici bir etkisi vardır.
D) Herkesin — hükümdar dahil — uymakla yükümlü olduğu yazısız hukuk kurallarıdır.
E) Hükümdarın yetkilerini sınırlayıcı bir işlev taşımaktaydı.
Cevabı göster
Cevap: A) Yalnızca halk sınıfı için geçerli olup hükümdarı bağlamazdı.
Töre yalnızca halkı değil hükümdarı da bağlayan evrensel bir hukuk kuralıydı. Hükümdarın törenin dışında tutulduğu fikri yanlıştır.
Soru 2
İslamiyet öncesi Türk devletlerinde Kurultay'ın hangi işlevi, kağanın yetkilerini sınırlayan bir denetim mekanizması niteliği taşıdığının kanıtıdır?
A) Sadece dini törenlerin düzenlenmesiyle görevli olması
B) Vergi oranlarını kağan adına danışmaya gerek duymadan saptaması
C) Dış politika, töre belirleme ve hüküm verme yetkisini taşıması
D) Ordu komutanlarını kağandan bağımsız biçimde atayabilmesi
E) Yabancı elçilerin kabulünde kağana eşlik etmekle yetinmesi
Cevabı göster
Cevap: C) Dış politika, töre belirleme ve hüküm verme yetkisini taşıması
Kurultay dış politika, töre belirleme ve hüküm verme gibi alanlarda söz sahibi olduğundan kağanın tek başına karar vermesini geleneksel olarak kısıtlardı.
Soru 3
Göktürk Devleti'nde batı kanadının yönetimi kime verilmişti?
A) Bumin Kağan
B) İstemi Yabgu
C) Mukan Kağan
D) Bilge Kağan
E) Kül Tigin
Cevabı göster
Cevap: B) İstemi Yabgu
Göktürk ikili teşkilatında batı (tabi) kanadını İstemi Yabgu yönetirken doğu/merkez kanadını Bumin Kağan, sonradan Mukan Kağan yönetmiştir.
Soru 4
İlk Türk devletlerindeki ordu yapısını diğer toplumların ordularından ayıran temel özellik nedir?
A) Ordunun ücretli paralı askerlerden oluşan sürekli bir kuvvet olması
B) Her erkeğin doğuştan asker sayılması ve orduya ücret ödenmemesi
C) Kağanın sefere bizzat katılmasının töre gereği zorunlu tutulması
D) Ordunun komuta kademesinin din adamlarınca belirlenmesi
E) Orduya katılımın yalnızca boy beyleriyle sınırlandırılmış olması
Cevabı göster
Cevap: B) Her erkeğin doğuştan asker sayılması ve orduya ücret ödenmemesi
Türk ordu-millet anlayışında her erkek doğuştan asker sayılırdı ve orduya ücret ödenmezdi; bu yapı diğer toplumların ücretli veya sınıfa dayalı ordularından ayrışır.
Soru 5
İslamiyet öncesi Türk devletlerinde "Orun-ülüş" geleneği aşağıdakilerden hangisini düzenlemiştir?
A) Kağanın seçilme usullerini ve taht devir törenlerini
B) Din adamlarının (şaman/kam) devlet törenlerindeki görevlerini
C) Vergi miktarlarının belirlenmesini ve dağıtımını
D) Batı kanadı yöneticisinin atanma biçimini
E) Kurultay'da oturma sırasını ve ganimet paylaşımını
Cevabı göster
Cevap: E) Kurultay'da oturma sırasını ve ganimet paylaşımını
Orun-ülüş geleneği kurultaydaki oturma sırasını (orun) ve ganimet paylaşımını (ülüş) düzenleyerek devlet teşkilatındaki hiyerarşiyi yansıtırdı.
Soru 6
"İl gider, töre kalır" deyişi İslamiyet öncesi Türk anlayışında aşağıdakilerden hangisini ifade eder?
A) Devlet yıkılsa bile töre geleneğinin yaşamayı sürdüreceği
B) Törenin ancak devlet ayakta kaldığı sürece anlam taşıyabileceği
C) Kağanın dilediğinde töre kurallarından bağımsız davranabileceği
D) Devletin sınırlarının zamanla genişleyip daralarak değişeceği
E) İl kavramının töre geleneğini de bütünüyle kapsadığı
Cevabı göster
Cevap: A) Devlet yıkılsa bile töre geleneğinin yaşamayı sürdüreceği
"İl gider, töre kalır" deyişi, devlet (il) yıkılsa da töre geleneğinin varlığını sürdüreceği anlayışını yansıtır; töre devletten daha kalıcı kabul edilmiştir.
Soru 7
İslamiyet öncesi Türk devletlerinde "Toy" hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
A) Hükümdar ile vezirlerden oluşan, halka kapalı gizli bir danışma kurulu olması
B) Hükümdar, hatun, komutanlar ve boy beylerinin katıldığı geniş bir devlet meclisi olması
C) Askeri seferlerin planlanmasıyla görevli dar kapsamlı bir savaş konseyi olması
D) Yabancı elçilerin yargılandığı özel yetkili bir mahkeme işlevi görmesi
E) Töreyi yeniden düzenlemek üzere yalnızca din adamlarının toplandığı kurul olması
Cevabı göster
Cevap: B) Hükümdar, hatun, komutanlar ve boy beylerinin katıldığı geniş bir devlet meclisi olması
Toy (Kurultay/Kengeş) hükümdar, hatun, komutanlar ve boy beylerinin katıldığı, devletin önemli meselelerini görüşen geniş katılımlı bir meclisti.
Soru 8
İslamiyet öncesi Türk devletlerinde kut anlayışına göre kağanın meşruiyetini yitirdiğinin temel göstergesi aşağıdakilerden hangisidir?
A) Kurultay kararlarına aykırı davranması
B) Töreyi yazıya döktürmesi
C) Doğu kanadı yönetimini bırakması
D) Halkını geçindirme gücünü yitirmesi
E) Yabgu unvanını kullanmayı bırakması
Cevabı göster
Cevap: D) Halkını geçindirme gücünü yitirmesi
Kut anlayışında kağanın otoritesi halkını geçindirebilmesine dayanırdı; bu ekonomik dayanak zayıflayınca kağan meşruiyetini yitirirdi.
Soru 9
Türk devlet geleneğinde 'ilkel demokrasi' kavramının temel dayanağı olarak gösterilen uygulama aşağıdakilerden hangisidir?
A) Kağanın töreye dayanarak halktan düzenli biçimde vergi toplayabilmesi
B) Savaş ganimetlerinin orun-ülüş kurallarına göre adil biçimde paylaştırılması
C) Onluk sistemin Mete Han döneminden itibaren ordu teşkilatında uygulanması
D) Hatun'un yabancı devlet elçilerini kağan adına resmen kabul edebilmesi
E) Boy beylerinin kurultayda kötü yöneten kağanı görevden alabilmesi
Cevabı göster
Cevap: E) Boy beylerinin kurultayda kötü yöneten kağanı görevden alabilmesi
Boy beylerinin Kurultay'da söz hakkına sahip olması ve kötü yöneten kağanı görevden alıp yerine yenisini seçebilmesi, Türk devlet geleneğinde demokratik unsurların kanıtı olarak değerlendirilir.
Soru 10
İslamiyet öncesi Türk devlet teşkilatında "Tudun" unvanı aşağıdakilerden hangisine karşılık gelmektedir?
A) Hükümdar oğlu
B) Yargıç
C) Vergi memuru
D) Bakan
E) Hükümdar
Cevabı göster
Cevap: C) Vergi memuru
Tudun, Türk devlet teşkilatında vergi işlerini yürüten memuru ifade eden unvandır.
Soru 11
İslamiyet öncesi Türk devletlerinde "İlteber" unvanı hangi görevi tanımlamaktaydı?
A) Vergi işlerini yürüten memur
B) Kağanın baş danışmanı
C) Kurultay başkanı
D) Bağlı/tabi hükümdar
E) Askerî birlik komutanı
Cevabı göster
Cevap: D) Bağlı/tabi hükümdar
İlteber, Türk devletlerinde merkez hâkimiyetine bağlı tabi hükümdarı ifade eden bir unvandı.
Soru 12
"Güneş bayrağımız, gökyüzü çadırımız" sözü İslamiyet öncesi Türk anlayışında hangi kavramın ifadesidir?
A) Ordu-millet anlayışının
B) İkili teşkilat sisteminin
C) Kut anlayışının ilahi kaynağının
D) Töre geleneğinin değişmezliğinin
E) Cihan hâkimiyeti anlayışının
Cevabı göster
Cevap: E) Cihan hâkimiyeti anlayışının
Bu söz, Türklerin tüm dünyayı yönetme ideali olarak cihan hâkimiyeti (dünya egemenliği) anlayışını yansıtmaktadır.
Soru 13
İslamiyet öncesi Türk devletlerinde Hatun'un (hükümdar eşi) konumuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
A) Saray içi işlerle ilgilenen, siyasi karara katılmayan bir konumda bulunması
B) Kurultaya katılıp elçileri kabul ederek siyasi yetkiler kullanabilmesi
C) Kağanın ölümü hâlinde tahta geçmesinin töre gereği engellenmiş olması
D) Devlet yönetiminin dışında tutularak yalnızca dini görevler üstlenmesi
E) Kağan adına ordu komutanlığını sürekli biçimde yürütmekle görevlendirilmesi
Cevabı göster
Cevap: B) Kurultaya katılıp elçileri kabul ederek siyasi yetkiler kullanabilmesi
İslamiyet öncesi Türk devletlerinde Hatun kurultaya katılabilir, yabancı elçileri kabul edebilir ve devlet yönetiminde söz sahibi olarak siyasi yetkiler kullanabilirdi.
Soru 14
İslamiyet öncesi Türk ordularında onluk sistemi kim kurmuştur?
A) Bumin Kağan
B) İstemi Yabgu
C) Mete Han
D) Bilge Kağan
E) Kül Tigin
Cevabı göster
Cevap: C) Mete Han
Onluk sistemin kurucusu Mete Han'dır. Bu sistem sonradan Moğollar da dahil olmak üzere çeşitli toplumlar tarafından benimsenmiştir.
Soru 15
İslamiyet öncesi Türk devletlerinde Kurultay'ın kağan üzerindeki etkisine ilişkin aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?
A) Kurultay kararları kağanı bağladığından kağanın bu kararları uygulama zorunluluğu vardı.
B) Kurultay yalnızca dini törenler için toplanır, siyasi konularda yetkisi bulunmazdı.
C) Kağan güçlendiğinde Kurultay'ın etkisi artardı.
E) Kurultay bir danışma organı olup son karar yetkisi kağana aitti.
Cevabı göster
Cevap: E) Kurultay bir danışma organı olup son karar yetkisi kağana aitti.
Kurultay bir danışma organıydı; aldığı kararlar kağanı bağlamazdı. Kağan güçlüyse Kurultay'ın etkisi azalır, zayıfsa artar. Bu nedenle son karar yetkisi her zaman kağana aitti.