Yakın anlamlı / anlamca özdeş cümle bulma Soruları
KPSS Türkçe · 13 özgün soru · açıklamalı çözümler
Yakın anlamlı / anlamca özdeş cümle bulma — Konu Özeti
KPSS Türkçe kapsamında Yakın anlamlı / anlamca özdeş cümle bulma konusunda bilmen gereken 22 temel bilgi. Önce özeti çalış, sonra aşağıdaki örnek soruları çözerek pekiştir.
Karışık sıralı numaralı cümlelerden anlamlı bütün oluşturma sorularında doğru sıra, giriş cümlesi (konuyu tanıtan, bağlayıcı içermeyen) belirlenip onu mantıksal izleyen cümlelerle kurulur; soru 'baştan ikinci/üçüncü cümle hangisidir?' biçiminde sorulabilir.
Bir kişinin ayrıldığı topraktan unutmadığını anlatan bir cümlede; o kişinin anavatanına ya da doğduğu yere duyduğu bağlılık/özlem vurgulanır. Bu ayrıntının belirtilmediği bir cümle bu çıkarımı desteklemez.
'Akşama kadar' ifadesi eylemin son bulma (bitiş) noktasını belirtir; süre değil bitiş noktası bildirir.
Deyim, gerçek veya mecaz anlamlı olabilen, kısa ve özlü, kalıplaşmış (genellikle isim+fiil biçimli) söz gruplarıdır; öğüt vermez ve bazıları birbirine yakın anlamlı olabilir.
Ünlemler cümlenin hiçbir ögesine dâhil edilmeyen, cümle dışı unsurlardır.
Numaralanmış cümleler arasında hangisinin anlamlı bütün oluşturabileceğini bulmada, cümlelerin birbiriyle çelişip çelişmediği ve konu bütünlüğü kontrol edilir..
Anlamca kaynaşmış birleşik sıfatlar, birleşerek özgün/yeni bir anlam kazanmış sıfatlardır (ör. boşboğaz çocuk, canciğer arkadaş).
Cümle ögesini soru sözcüğüne göre bulmak için soru sözcüğüne cevap verilir ve cevabın karşılık geldiği öge sorunun bulduğu ögedir (ör. 'Kim...?'→özne).
Anlamca birbirinin tersi olan sözcükler karşıt (zıt) anlamlıdır; şiirde 'dost-düşman', 'uzak-yakın' gibi çiftler karşıt çağrışım oluşturur.
Cümle ögelerine ayrılırken tamlamaların ve söz gruplarının bütünlüğü korunarak doğru bölünmelidir; seçenekler farklı parçalamalar içerir.
Edebi kavramlar ait oldukları dilden Türkçeye çevrilip aktarılırken hem çeviri güçlüğü hem de Türkçe karşılık bulma sorunu birlikte ortaya çıkmaktadır.
Yapım eki, eklendiği sözcüğün anlamını veya türünü değiştirerek yeni bir sözcük (gövde) türetir; türetilen sözcük genellikle eskisiyle yakın anlam ilişkisi taşır.
Olumlu/olumsuz cümle tespitinde biçim ile anlam ayrışabilir: olumsuzluk eki taşıyan cümle anlamca olumlu (çift olumsuz), olumlu görünen cümle ise 'ne…ne…' veya 'mı/mi' yoluyla anlamca olumsuz olabilir.
Beklenti bildiren cümle, gerçekleşmesi umulan/beklenen bir durumu anlatır ('...ortadan kalkması umuluyor' gibi ifadeler beklenti anlamı taşır).
Benzetme (teşbih), bir varlık ya da kavramı başka bir varlığa/kavrama benzeterek anlatmaktır; 'gibi, sanki, kadar' ile ya da örtülü kurulur ve 'hangi cümlede benzetme vardır?' sorusuyla test edilir (ör. 'Korkudan kaçmak, bir koşu bandında koşmak gibidir').
'Bu parçada hangisine değinilmemiştir / hangisine ulaşılamaz?' sorularında her seçenek metinde aranır; metinde açıkça/dolaylı yer almayan ya da metinle çelişen tek bilgi doğru yanıttır.
Paragraf bölme sorularında ikinci paragraf, konusal ya da anlatımsal geçiş noktasında (yeni bir düşüncenin başladığı cümlede) başlar.
Gen haritası, herhangi bir hastalığa yakalanıldığında hangi ilacın daha iyi geleceğini ve hangisinin daha ağır yan etkileri olacağını önceden belirleme imkânı sunar..
Araştırmacılar Kral kelebekleriyle üç deney yaptı: normal koşullarda, yapay değiştirilmiş manyetik kutuplarda ve manyetik etkiden tamamen arındırılmış ortamda..
Tropikal yağmur ormanları, karaların yaklaşık %6'sını kaplamalarına karşın dünya tür sayısının üçte ikisini barındırır. Ekvatör çevresindeki bol yağışlı bölgelerde bulunan bu ormanlar yüksek.
Cümleden/parçadan çıkarılabilecek-ulaşılabilecek yargıyı ya da cümlenin vurgusuna en yakın düşünceyi bulma kalıbında, metnin söylediğinin ötesine geçmeyen ya da odağı başka sözcüklerle ifade eden seçenek doğru, metinde olmayan/çelişen seçenekler çeldiricidir.
Verilen bir görüşe/yargıya anlam bakımından ters/uzak düşen seçeneği bulma sorusunda, ana yargıyla çelişen veya onu desteklemeyen seçenek doğru yanıttır.
Örnek Sorular
Soru 1
"Bir işi gönülden severek yapan kişi, harcadığı emeği yük olarak değil, bir doyum kaynağı olarak görür."
Bu cümlede vurgulanan düşünceye anlamca en yakın olan aşağıdakilerden hangisidir?
A) Sevilerek yapılan iş, kişiye yorgunluktan çok hoşnutluk verir.
B) İnsan ancak çok çalışırsa işinde başarılı sayılabilir.
C) Her işin sonunda mutlaka maddi bir karşılık beklenmelidir.
D) Zor işler, kişinin sabrını ve dayanıklılığını ortaya koyar.
E) Bir işi bitirmenin en kısa yolu onu paylaşarak yapmaktır.
Cevabı göster
Cevap: A) Sevilerek yapılan iş, kişiye yorgunluktan çok hoşnutluk verir.
Kaynak cümlenin özü, sevilerek yapılan işte emeğin yük değil doyum olarak duyumsanmasıdır.
Soru 2
"Doğru bilgi, yalnızca biriktirilmekle değil, yeri geldiğinde kullanılmakla değer kazanır."
Bu cümleyle anlamca özdeş olan aşağıdakilerden hangisidir?
A) Bilginin asıl önemi, gerektiği anda işe koşulmasıyla görünür hâle gelir.
B) Bilgi edinmek için güçlü bir belleğe sahip olmak başlıca koşuldur.
C) Çok bilgi toplayan kişi, çevresinde saygın bir yer edinir.
D) Bilgiyi kullanmak, onu öğrenmekten çok daha kolay bir iştir.
E) Doğru bilgiye ulaşmak, çok sayıda kitap okumayı gerektirir.
Cevabı göster
Cevap: A) Bilginin asıl önemi, gerektiği anda işe koşulmasıyla görünür hâle gelir.
Kaynak cümle, bilginin yalnızca toplanmasıyla değil yeri geldikçe kullanılmasıyla anlam kazandığını söyler.
Soru 3
"Eleştiriye kapalı bir kişi, kendini geliştirme fırsatını da kendi eliyle kapatmış olur."
Bu cümlede anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Eleştiriyi dinlemeyen kişi gelişme olanağını kendisi yitirir.
B) Eleştiri yapan kişiler çoğu zaman haklı bir gerekçeye dayanır.
C) Kendini geliştirmek isteyen herkes düzenli olarak kitap okumalıdır.
D) Başkalarının görüşlerine değer veren insanlar daha çok sevilir.
E) İnsanın gelişmesi büyük ölçüde içinde bulunduğu çevreye bağlıdır.
Cevabı göster
Cevap: A) Eleştiriyi dinlemeyen kişi gelişme olanağını kendisi yitirir.
Cümle, eleştiriye kapalı olmanın kişinin kendi gelişimini engellediğini anlatır.
Soru 4
(I) Düzenli okuyan biri, sözcük dağarcığını farkına varmadan genişletir.
(II) Çok kitap okuyan kişinin anlatım gücü zamanla kendiliğinden artar.
(III) Hızlı okumak, bir metni doğru anlamanın güvencesi değildir.
(IV) Sesli okuma, küçük yaştaki çocuklarda telaffuzu düzeltir.
Numaralı cümlelerden hangi ikisi anlamca birbirine en yakındır?
A) I ve II
B) I ve III
C) II ve IV
D) III ve IV
E) II ve III
Cevabı göster
Cevap: A) I ve II
I. cümle okumanın sözcük dağarcığını, II. cümle ise okumanın anlatım gücünü kendiliğinden geliştirdiğini söyler; her ikisi de okumanın dil becerisini artırdığı ortak yargısını taşır. III. cümle hızlı okuma, IV. cümle…
Soru 5
Aşağıdaki atasözü çiftlerinden hangisi anlamca birbirine en yakındır?
A) 'Damlaya damlaya göl olur.' ve 'Ağaç yaş iken eğilir.'
B) 'Bir elin nesi var iki elin sesi var.' ve 'Acele işe şeytan karışır.'
C) 'Boş çuval dik durmaz.' ve 'Taşıma su ile değirmen dönmez.'
D) 'Sona kalan dona kalır.' ve 'Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.'
'Körle yatan şaşı kalkar.' ve 'Üzüm üzüme baka baka kararır.' atasözlerinin ikisi de aynı temel yargıyı taşır: insan, içinde bulunduğu çevreden etkilenir, kötü ya da yetersiz bir ortamda kalmak insanı olumsuz biçimde…
Soru 6
"Bir toplumun geleceği, çocuklarına bugün verdiği eğitimle biçimlenir."
Bu cümlede vurgulanan düşünceye anlamca en yakın olan aşağıdakilerden hangisidir?
A) Toplumların yarını, çocuklara verilen bugünkü eğitime bağlıdır.
B) Çocuklar, ailelerinden gördükleri davranışları örnek alır.
C) Eğitimli bireyler, toplumda daha kolay iş bulma olanağı yakalar.
D) Bir ülkenin kalkınması, yer altı kaynaklarının zenginliğine dayanır.
E) Geçmişini iyi bilen toplumlar, kimliklerini daha güçlü korur.
Cevabı göster
Cevap: A) Toplumların yarını, çocuklara verilen bugünkü eğitime bağlıdır.
Kaynak cümle, bir toplumun geleceğinin çocuklara verilen bugünkü eğitimle şekillendiğini söyler.
Soru 7
Eş anlamlı ya da yakın anlamlı cümlelerin temel özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
A) Aynı sözcükleri yineleyen, yalnızca sözcük sırası değişmiş cümlelerdir.
B) Ortak bir konuyu işleyen, ancak ayrı yargılar bildiren cümlelerdir.
C) Farklı sözcüklerle kurulsa da aynı özü ve yargıyı taşıyan cümlelerdir.
D) Yapıları özdeş olan ve eş anlamlı sözcüklerden oluşan cümlelerdir.
E) Konuları ayrı olsa da benzer duygular uyandıran cümlelerdir.
Cevabı göster
Cevap: C) Farklı sözcüklerle kurulsa da aynı özü ve yargıyı taşıyan cümlelerdir.
Eş/yakın anlamlı cümleler, sözcük düzeyinde örtüşmese de aynı özü ve yargıyı taşır; bu yakınlık yüzeysel sözcük benzerliğinden değil, yorumlama yoluyla kavranan anlam birliğinden doğar.
Soru 8
"Damlaya damlaya göl olur." atasözünün temel mesajıyla anlamca en yakın olanı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Akan su yatağını kendisi bulur.
B) Azar azar biriken küçük çabalar büyük sonuç doğurur.
C) Yağmur yağmadan ıslanmaya çalışılmaz.
D) Az veren gönülden, çok veren varlıktan verir.
E) İçilen bir kahvenin yıllarca süren bir hatırı olur.
Cevabı göster
Cevap: B) Azar azar biriken küçük çabalar büyük sonuç doğurur.
"Damlaya damlaya göl olur." atasözünün özü, küçük ve sürekli birikimlerin zamanla büyük bir sonuç doğurmasıdır.
Soru 9
Aşağıdaki cümlelerden hangisi biçimce olumlu, anlamca olumsuz bir cümledir?
A) Bu yıl kuraklık yüzünden tarım ürünleri yetişmedi.
B) Konuşmak istediğinde yanında kimse bulamazsın.
C) Aradığın o desteği bu şehirde asla bulamazsın.
D) Ne yaz ne kış bu yolda bir araç görmek mümkündür.
E) Çalışmayan öğrenciler sınav sonuçlarından memnun değildi.
Cevabı göster
Cevap: D) Ne yaz ne kış bu yolda bir araç görmek mümkündür.
Biçimce olumlu anlamca olumsuz cümlede yüklemde olumsuzluk eki ya da sözü bulunmaz, ancak cümle olumsuz bir yargı taşır.
Soru 10
Aşağıdakilerden hangisi bu yargıyla anlamca özdeştir?
"Kurallara uymadan az sözcükle iletişim kurmaya çalışmak yetersizliğe yol açar; etkili konuşmak dilin doğru kullanımına bağlıdır."
A) Az sözcükle konuşmak her zaman daha etkili bir iletişim sağlar.
B) Dil kuralları zor öğrenildiği için çok sözcük kullanmak yeterlidir.
C) İletişimde dil kurallarından çok beden dili belirleyici olmaktadır.
D) Sözcük dağarcığı geniş olan herkes etkili biçimde konuşabilmektedir.
E) Etkili konuşmanın koşulu, dilin kurallara uygun kullanılmasıdır.
Cevabı göster
Cevap: E) Etkili konuşmanın koşulu, dilin kurallara uygun kullanılmasıdır.
Verilen yargı, dilin doğru kullanımının etkili konuşmanın zorunlu koşulu olduğunu vurgular.
Soru 11
"Yazarın bu yapıttaki dili oldukça yalın olduğundan okur, anlatılanları zorlanmadan kavrıyor."
Bu cümledeki altı çizili "yalın" sözcüğünün anlamca karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Süssüz, gösterişten uzak ve anlaşılır
B) Eski, geçmiş dönemlere ait olan
C) Coşkulu, duygu yükü ağır basan
D) Resmî, ölçülü bir biçimde kurulmuş
E) Çok anlamlı, yoruma açık bırakılmış
Cevabı göster
Cevap: A) Süssüz, gösterişten uzak ve anlaşılır
Cümlede "yalın" sözcüğü, okurun zorlanmadan anlamasını sağlayan süssüz ve anlaşılır anlatımı niteler; bu da "süssüz, gösterişten uzak ve anlaşılır" karşılığına denktir.
Soru 12
Bir paragrafta akış ve anlam bütünlüğünü bozan cümlenin temel özelliği nedir?
A) Konudan saparak metne yabancı bir bilgi getirmesi
B) Paragrafın ana düşüncesini doğrudan desteklemesi
C) Paragraftaki diğer cümlelere göre daha uzun ve ayrıntılı olması
D) Paragraftaki son cümlenin ardından gelerek sonucu pekiştirmesi
E) Özne ve yüklem uyumsuzluğu gibi dilbilgisi hatası içermesi
Cevabı göster
Cevap: A) Konudan saparak metne yabancı bir bilgi getirmesi
Akışı bozan cümle, metnin konusundan sapan ve metne yabancı bir bilgi getiren cümledir; dilbilgisi hatası değil anlam kopukluğu belirleyicidir.
Soru 13
"Bir kişi için düş olan, bir başkası için düş kırıklığı olabilir." cümlesiyle aynı düşünceyi dile getiren aşağıdakilerden hangisidir?
A) Her insan kendi hayallerini gerçekleştirmek için çaba göstermelidir.
B) Düş ile düş kırıklığı, yaşamın birbirini izleyen iki yüzüdür.
C) Aynı olgu, iki kişinin gözünde başka başka değerlendirilir.
D) Başarı çoğu zaman hayal kurmakla değil çalışmakla elde edilir.
E) İnsanlar ortak hayaller kurduğunda toplumsal bağlar güçlenir.
Cevabı göster
Cevap: C) Aynı olgu, iki kişinin gözünde başka başka değerlendirilir.
Kaynak cümlenin özü, aynı şeyin farklı kişilere farklı anlam taşımasıdır.