Eş anlamlı (anlamdaş) sözcükler ve bağlamda yerine kullanım Soruları

KPSS Türkçe · 29 özgün soru · açıklamalı çözümler

Eş anlamlı (anlamdaş) sözcükler ve bağlamda yerine kullanım — Konu Özeti

KPSS Türkçe kapsamında Eş anlamlı (anlamdaş) sözcükler ve bağlamda yerine kullanım konusunda bilmen gereken 22 temel bilgi. Önce özeti çalış, sonra aşağıdaki örnek soruları çözerek pekiştir.

Örnek Sorular

Soru 1

Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde 'deniz tutkusunu yenememek' ifadesinin bağlamdaki anlamı doğru verilmiştir?

  1. A) Denizi çok sevmek, her an deniz yaşamının içinde olmak
  2. B) Denizin güçlüğü karşısında çaresiz kalmak, dalgalara yenik düşmek
  3. C) Denizciliği bir meslek olarak seçmek zorunda kalmak
  4. D) Denize girmekten korkmak, deniz ortamına alışamamak
  5. E) Deniz tutmasından kurtulamamak, deniz yolculuğuna katlanamamak
Cevabı göster

Cevap: A) Denizi çok sevmek, her an deniz yaşamının içinde olmak

'Deniz tutkusunu yenememek' ifadesi, denize duyulan derin sevgiyi ve deniz yaşamından kopmayı başaramamayı anlatır; denizden uzaklaşamamak, onu çok sevmek demektir.

Soru 2

Anlamca birbirine yakın sözcükler her bağlamda birbirinin yerine kullanılamaz; her birinin kullanıldığı bağlam farklıdır. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlamca yakın bir sözcük, bağlama uygun olan sözcüğün yerine yanlış kullanılmıştır?

  1. A) Bu yıl ekilen tohumlar, geçen yıla oranla çok daha fazla ürün verdi.
  2. B) Deprem bölgesinden gelen acı haberler herkesi derin bir üzüntüye boğdu.
  3. C) Uzun yıllar sonra karşılaştığı arkadaşını önce yadsıdı, biraz sonra tanıyıp sarıldı.
  4. D) Hava kararmadan eve dönmek için adımlarını hızlandırdı.
  5. E) Öğretmen, sınava giren bütün öğrencilerin kâğıtlarını dikkatle okudu.
Cevabı göster

Cevap: C) Uzun yıllar sonra karşılaştığı arkadaşını önce yadsıdı, biraz sonra tanıyıp sarıldı.

Anlamca yakın sözcükler bağlama göre birbirinin yerini tutamaz.

Soru 3

Aşağıdaki iki cümlede tırnak içinde verilen sözcükler arasındaki anlam ilişkisi için hangisi doğrudur? — Sabahın "erken" saatlerinde yola çıktık. — Otobüse "geç" kaldığımız için bir sonrakini beklemek zorunda kaldık.

  1. A) İki cümledeki tırnak içindeki sözcükler arasında eş anlamlılık ilişkisi vardır.
  2. B) İki cümledeki tırnak içindeki sözcükler arasında eş seslilik ilişkisi vardır.
  3. C) İki cümledeki tırnak içindeki sözcükler aynı kökten türediğinden eş anlamlıdır.
  4. D) İki cümledeki tırnak içindeki sözcükler arasında zıt anlamlılık ilişkisi vardır.
  5. E) İki cümledeki tırnak içindeki sözcükler bağlama göre farklı anlam kazandığından çok anlamlılık ilişkisi içindedir.
Cevabı göster

Cevap: D) İki cümledeki tırnak içindeki sözcükler arasında zıt anlamlılık ilişkisi vardır.

'Erken' ve 'geç' sözcükleri zaman bakımından birbirine karşıt anlamlar taşır; biri beklenenden önceyi, diğeri beklenenden sonrayı bildirdiğinden bu iki sözcük arasında zıt anlamlılık ilişkisi bulunmaktadır.

Soru 4

'Modadan sıyrılmak' ifadesinin anlamını en doğru biçimde karşılayan seçenek hangisidir?

  1. A) Yaygın akımlardan ve klişelerden uzaklaşarak alışılmışın dışına çıkmak
  2. B) Güncel gelişmeleri önemsemeyip geçmişin alışkanlıklarına bağlı kalmak
  3. C) Toplumun genel beğenisine uymak için elinden gelen çabayı göstermek
  4. D) Moda dünyasına yöneltilen her türlü eleştiriden özenle uzak durmak
  5. E) Giyim ve kuşamdaki güncel trendleri yakından takip etmekten kaçınmak
Cevabı göster

Cevap: A) Yaygın akımlardan ve klişelerden uzaklaşarak alışılmışın dışına çıkmak

'Modadan sıyrılmak' ifadesi; giyim modasıyla değil, yaygın akım, kalıp ve klişelerden uzaklaşmakla, alışılmışın dışına çıkmakla ilgilidir.

Soru 5

Aşağıdaki dizelerde altı çizili 'demek' sözcüğünün anlamı hangisinde 'istemek, arzulamak' anlamına en yakındır?

  1. A) Uzaktan el salladı, bir şeyler dedi, Sesleri rüzgârda kaybolup gitti.
  2. B) Gözlerin söyler ne demek istediğini, Gönlüm de gönlüne kavuşmak der.
  3. C) Sordum saçlarına neden baktın dedi, Ben sormak değil anlamak dedim.
  4. D) Öğretmen tahtaya yazarak dedi ki Bu sorunun cevabını bulun.
  5. E) Telefonda gülerek bir şeyler dedi, Sonra kapıyı çekip gitti.
Cevabı göster

Cevap: B) Gözlerin söyler ne demek istediğini, Gönlüm de gönlüne kavuşmak der.

'Gönlüm de gönlüne kavuşmak der' dizesinde 'demek' sözcüğü konuşma/söyleme eylemini değil, 'arzulamak, istemek, dilemek' anlamını taşır; bu, şiirde görülen özel bağlamsal kullanımdır.

Soru 6

Aşağıdaki tanımlardan hangisi 'yakın anlamlı sözcükler' için doğrudur?

  1. A) Her bağlamda birbirinin yerine kullanılabilen, anlam farkı bulunmayan sözcüklerdir.
  2. B) Zıt anlamlı olmalarına karşın aynı cümlede birlikte kullanılabilen sözcüklerdir.
  3. C) Kök ve gövde bakımından ortak kaynaktan gelen, ses yönünden benzer sözcüklerdir.
  4. D) Aralarında az da olsa anlam farkı bulunan, tam eş anlamlı olmayan sözcüklerdir.
  5. E) Bağlama göre farklı anlamlar kazanabilen, çok anlamlılık özelliği taşıyan sözcüklerdir.
Cevabı göster

Cevap: D) Aralarında az da olsa anlam farkı bulunan, tam eş anlamlı olmayan sözcüklerdir.

Yakın anlamlı sözcükler tam eş anlamlı değildir; aralarında az da olsa anlam ayrımı vardır.

Soru 7

Aşağıdaki ifadelerden hangisi dolaylamanın tanımına ve örneklerine uygun bir kullanımdır?

  1. A) 'Tüfek' yerine 'delikli demir' ya da 'İstanbul' yerine 'yedi tepeli şehir' denilmesi.
  2. B) Kötü çağrışımlı bir sözcüğün yerine 'hayatını kaybetti' gibi daha yumuşak bir ifade kullanılması.
  3. C) 'Güzel sanatlar', 'resim', 'heykel' ve 'müzik' sözcüklerinin ortak anlam alanı oluşturması.
  4. D) 'Aslan gibi güçlü' ifadesinde güçlülüğün aslana benzetilerek anlatılması.
  5. E) 'Çalışkan' ile 'gayretli' sözcüklerinin aynı bağlamda birbirinin yerine kullanılabilmesi.
Cevabı göster

Cevap: A) 'Tüfek' yerine 'delikli demir' ya da 'İstanbul' yerine 'yedi tepeli şehir' denilmesi.

Dolaylama, tek bir sözcükle anlatılabilecek kavramın birden çok sözcükten oluşan kalıplaşmış bir söz öbeğiyle ifade edilmesidir.

Soru 8

'Yazlık sinema' ve 'açık hava sineması' kavramlarının eş anlamlılık ilişkisiyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?

  1. A) İki kavramdan biri diğerinin mecaz anlamı olduğu için aralarında eş anlamlılık kurulamaz.
  2. B) İki kavram tam eş anlamlı olduğundan her bağlamda birbirinin yerine kullanılabilir.
  3. C) İki kavram arasında hiçbir anlam yakınlığı bulunmadığından eş anlamlı sayılmazlar.
  4. D) İki kavram sesteş sözcüklerdir; yazılışları aynı, anlamları birbirinden farklıdır.
  5. E) İki kavram anlamca yakın olsa da tam eş anlamlı değildir; her bağlamda birbirinin yerini tutmaz.
Cevabı göster

Cevap: E) İki kavram anlamca yakın olsa da tam eş anlamlı değildir; her bağlamda birbirinin yerini tutmaz.

'Yazlık sinema' ile 'açık hava sineması' anlamca birbirine yakın kavramlardır; ancak her yazlık sinema açık havada olmayabileceği gibi her açık hava sineması da yaza özgü değildir.

Soru 9

Bir metinde 'Bacakları, kolları, parmakları — sadece birer oyuncakmış gibiler.' cümlesinde altı çizili söz öbeğinin bağlamdaki anlamı aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A) Organların küçümsenerek değersiz ve önemsiz görülmesi
  2. B) Bedenin oyun ve eğlence amacıyla araç olarak kullanılması
  3. C) Organlar üzerindeki denetimin yitirilip iradeyle hareket edilememesi
  4. D) Vücudun olgunluğunu yitirip çocuksu, naif bir görünüm kazanması
  5. E) Organların işlevini tümüyle yitirerek kalıcı biçimde felç olması
Cevabı göster

Cevap: C) Organlar üzerindeki denetimin yitirilip iradeyle hareket edilememesi

'Sadece birer oyuncakmış gibiler' söz öbeği, söz konusu bağlamda organlar üzerindeki kontrolün yitirilmesini, yani bedenin isteksiz ya da istem dışı hareket ettiğini anlatır.

Soru 10

Aşağıdaki cümlelerde geçen 'kilo verdi' ve 'kilo vermek' ifadelerinin kullanımı incelendiğinde aralarındaki temel fark ne olarak değerlendirilebilir? I. 'Aylar boyunca kilo vermek için çok uğraştı.' II. 'Sonunda kilo verdi ve amacına ulaştı.'

  1. A) İki ifade de eş anlamlıdır; bağlamda birbirinin yerine kullanılabilir.
  2. B) Birinci cümle eyleme, yani sürece vurgu yaparken ikinci cümle sonuca vurgu yapar.
  3. C) İkinci cümledeki 'kilo verdi' ifadesi daha resmi bir söylem düzeyine aittir.
  4. D) Birinci cümledeki 'kilo vermek' ifadesi fiilimsi oluşturduğundan eş anlamlı sözcükle değiştirilemez.
  5. E) İki ifade arasındaki fark yalnızca zaman kipinden kaynaklanır, anlam bakımından özdeştirler.
Cevabı göster

Cevap: B) Birinci cümle eyleme, yani sürece vurgu yaparken ikinci cümle sonuca vurgu yapar.

Söylem anlamı açısından 'kilo vermek' eyleme/sürece vurgu yaparken 'kilo verdi' tamamlanmış bir sonuca vurgu yapar. Bu fark, ifadelerin birbirinin yerine kullanılamayacağını gösterir.

Soru 11

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde tırnak içinde verilen sözcük somut anlamlıdır?

  1. A) Yıllar içinde biriktirdiği 'bilgelik' onu olgunlaştırmıştı.
  2. B) Onun taşıdığı 'sevinç' herkese kolayca geçiyordu.
  3. C) Başarının önündeki en büyük engel 'karamsarlık' oldu.
  4. D) Toplumda 'adalet' herkese eşit davranmayı gerektirir.
  5. E) Çocuklar bahçedeki 'kum' havuzunda neşeyle oynuyordu.
Cevabı göster

Cevap: E) Çocuklar bahçedeki 'kum' havuzunda neşeyle oynuyordu.

Somut anlamlı sözcükler beş duyu organından en az biriyle algılanabilen varlıkları karşılar.

Soru 12

Dildeki sözcük değişimi ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?

  1. A) Yabancı kökenli sözcükler, resmi yasaklarla ve zorunlu kararnamelerle dilden uzaklaştırılabilir.
  2. B) Yerleşik yabancı kökenli sözcüklerin yerini zamanla Türkçe karşılıkları kendiliğinden alabilir.
  3. C) Türkçe karşılığı bulunan yabancı kökenli sözcükler hiçbir zaman dilde yaşamaya devam edemez.
  4. D) Sözcük değişimi yazı dilinde gerçekleşir; konuşma dilinde yabancı sözcükler kalıcı kalır.
  5. E) Bir sözcüğün yerini Türkçe karşılığının alması için her iki sözcüğün aynı anda kullanılmaması gerekir.
Cevabı göster

Cevap: B) Yerleşik yabancı kökenli sözcüklerin yerini zamanla Türkçe karşılıkları kendiliğinden alabilir.

Dildeki doğal değişim sürecinde 'kampüs' gibi yerleşik yabancı kökenli sözcüklerin yerini 'yerleşke' gibi Türkçe karşılıkları zamanla alır; bu süreç zorlama değil, kendiliğinden gelişen bir süreçtir.

Soru 13

"Yüz" sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde "bir kimsenin başında yer alan, gözlerin, burnun ve ağzın bulunduğu ön bölüm; surat" anlamında kullanılmıştır?

  1. A) Köye varmak için bu yokuşu yüz kez çıkmış gibiyiz.
  2. B) Kıyıya yorulmadan yüzmesi herkesi şaşırttı.
  3. C) Yastığın yüzünü her hafta düzenli olarak değiştirir.
  4. D) Yorgunluktan yüzü solmuş, gözleri çökmüştü.
  5. E) Borcun yüzünden kimseyle göz göze gelemiyordu.
Cevabı göster

Cevap: D) Yorgunluktan yüzü solmuş, gözleri çökmüştü.

'Yorgunluktan yüzü solmuş, gözleri çökmüştü.' cümlesinde 'yüz' sözcüğü insanın suratını, çehresini anlatmaktadır.

Soru 14

Eş anlamlı sözcüklerin aynı cümlede bir arada kullanılması gereksiz sözcük kullanımına ve anlatım bozukluğuna yol açar. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu tür bir anlatım bozukluğu vardır?

  1. A) Doktorlar, hastalarının sağlık ve sıhhatini korumak için titizlikle çalışmaktadır.
  2. B) Çocukların zihinsel gelişiminde düzenli kitap okumanın payı büyüktür.
  3. C) Bu kasabada yaşayan insanlar doğayla iç içe huzurlu bir hayat sürmektedir.
  4. D) Konuşmacının yaptığı sunum, dinleyiciler tarafından büyük bir ilgiyle izlendi.
  5. E) Yeni yayımlanan bu roman, edebiyat çevrelerinde geniş yankı uyandırdı.
Cevabı göster

Cevap: A) Doktorlar, hastalarının sağlık ve sıhhatini korumak için titizlikle çalışmaktadır.

'Sağlık' ile 'sıhhat' eş (aynı) anlamlı sözcüklerdir; aynı cümlede birlikte kullanılmaları gereksiz sözcük yığılmasına, dolayısıyla anlatım bozukluğuna yol açar.

Soru 15

Aşağıdaki tanımlardan hangisi 'eş anlamlı cümleler' kavramını doğru biçimde açıklamaktadır?

  1. A) Aynı sözcükleri farklı sırayla içeren ve bu sayede birbirinden anlam olarak ayrılan cümlelerdir.
  2. B) Anlam bakımından birbirine yakın olmakla birlikte farklı yargılar taşıyan cümlelerdir.
  3. C) Yalnızca eş anlamlı sözcükler kullanılarak oluşturulmuş, bu nedenle birbirinin yerine kullanılabilen cümlelerdir.
  4. D) Farklı sözcüklerle kurulmuş olsalar da okuyucuya aynı düşünceyi ya da yargıyı aktaran cümlelerdir.
  5. E) Aynı konuyu işleyen ancak anlatım biçimleri nedeniyle farklı mesajlar veren cümlelerdir.
Cevabı göster

Cevap: D) Farklı sözcüklerle kurulmuş olsalar da okuyucuya aynı düşünceyi ya da yargıyı aktaran cümlelerdir.

Eş anlamlı cümlelerin tanımı gereği sözcük seçimi farklı olsa da her iki cümle okuyucuya aynı düşünce veya yargıyı iletir; bu durum cümlelerin anlamda eşdeğer olmasını sağlar.

Üye olmadan örnek testi çöz → Ücretsiz hesap aç — Türkçe dahil tüm konularda sınırsız soru çöz

Diğer KPSS Türkçe konuları