'Kolay yol dururken o, her seferinde 'dik yokuşu' seçti.' cümlesinde tırnak içindeki ifade hangi anlamda mecaz olarak kullanılmıştır?
A) Daha zor, çetin olanı bile bile tercih etmek
B) Yorucu bir yürüyüşe çıkmayı tercih etmek
C) Yüksek bir araziye doğru yol almak
D) Hedefe en kısa yoldan ulaşmaya çalışmak
E) Başkalarının izinden gitmeyi reddetmek
Cevabı göster
Cevap: A) Daha zor, çetin olanı bile bile tercih etmek
'Dik yokuşu seçmek' ifadesi burada somut bir tırmanışı değil, 'kolay olan dururken daha zor, çetin olanı bile bile tercih etmek' anlamını mecaz yoluyla taşır.
Soru 2
Bir eleştirmen, incelediği şiir kitabı için 'Bu kitap, deli kızın çeyizi gibi' ifadesini kullanıyor. Bu mecaz ifadeyle anlatılmak istenen nedir?
A) Kitabın anlaşılması oldukça güç ve içine kapalı olduğu
B) Kitabın birbirine uymayan, çok farklı ögeleri bir arada barındırdığı
C) Kitabın geleneksel şiir anlayışını birebir sürdürdüğü
D) Kitabın yalnızca genç okuyuculara hitap ettiği
E) Kitabın baştan sona tek bir izlek çevresinde örüldüğü
Cevabı göster
Cevap: B) Kitabın birbirine uymayan, çok farklı ögeleri bir arada barındırdığı
'Deli kızın çeyizi gibi' ifadesi, bir arada bulunan ama birbirine yakışmayan, uyumsuz ve çok farklı ögelerin bir araya getirilmiş olduğunu nitelendiren mecaz bir kullanımdır.
Soru 3
Bir yazar, 'O söz benim için bir anahtar oldu; romanı yazmaya işte o cümleden sonra başladım.' diyor. Bu sözde 'anahtar' sözcüğü ne anlama gelmektedir?
A) Yaratıcı sürecin başlangıcını ve ilham kaynağını oluşturan etken
B) Yazarın ifadelerini açan, anlam derinliği katan bir söz
C) Okuyucuların metni anlamasını kolaylaştıran ayrıntı
D) Yazarın kilitlenmiş duygularını ifşa eden itiraf
E) Metnin şifreli unsurlarını çözen sembolik bir kavram
Cevabı göster
Cevap: A) Yaratıcı sürecin başlangıcını ve ilham kaynağını oluşturan etken
Sözün ardından romana başlandığı belirtildiği için 'anahtar olmak', yaratıcı sürecin başlangıç noktasını ve ilham kaynağını simgeler; söz, yazma sürecini harekete geçiren etkendir.
Soru 4
'Tabağını bitir.' cümlesinde 'tabak' sözcüğünde hangi anlam ilişkisi söz konusudur?
A) Benzetme yoluyla bir nesnenin başkasına benzetilmesi
B) Sanatçı adının ürettiği yapıt yerine kullanılması
C) Parçanın temsil ettiği bütün yerine kullanılması
D) Yer adının orada yaşayan insanlar yerine kullanılması
E) Kap adının içindeki varlık yerine kullanılması
Cevabı göster
Cevap: E) Kap adının içindeki varlık yerine kullanılması
'Tabağını bitir.' cümlesinde 'tabak' sözcüğü kap adı olup içindeki yiyecek yerine kullanılmıştır; bu ad aktarmasında iç-dış ilişkisidir.
Soru 5
Bir yazarın metninde kendi iç dünyasını, duygularını ve kişisel tepkilerini açıkça yansıtması hangi özelliğe karşılık gelir?
A) Nesnellik (dışsal gerçeğe bağlılık)
B) Yalınlık (süssüz anlatım)
C) Gerçekçilik (yaşamı olduğu gibi yansıtma)
D) İçtenlik ve doğallık
E) Duruluk (gereksiz sözcükten kaçınma)
Cevabı göster
Cevap: D) İçtenlik ve doğallık
İçtenlik ve doğallık, yazarın samimi ve yapmacıksız biçimde kendi duygularını yansıtmasıdır. Nesnellik ise yazarın kendi duygularını değil dışsal gerçeği aktarmasını ifade eder; ikisi birbirine karıştırılmamalıdır.
A) Sözcüğün sözlükteki ilk anlamı, çoğunlukla onun mecaz anlamıdır.
B) Teknik bir alanda uzmanlık anlamlı sözcük terimdir, mecaz değildir.
C) Mecaz anlamlı her sözcük, aynı zamanda bir deyim olarak sayılır.
D) Mecaz anlam daha çok şiirde görülür, düz yazıda pek bulunmaz.
E) Bağlam dışı sözlük anlamı, sözcüğün mecaz anlamını belirler.
Cevabı göster
Cevap: B) Teknik bir alanda uzmanlık anlamlı sözcük terimdir, mecaz değildir.
Teknik bir alanda uzmanlık anlamıyla kullanılan sözcükler terim anlam taşır, mecaz değildir; özgün anlamından bağlama göre uzaklaşan, günlük kullanımdaki sözcük mecaz sayılır.
Soru 7
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ad aktarması (mecazımürsel) vardır?
A) Çocuk, kaya gibi güçlü görünüyordu.
B) Gözleri yıldız gibi parlıyordu.
C) Hükümdar, ordusu için demir gibi bir irade sergiledi.
D) Kara bulutlar ejderha edasıyla gökyüzünü kapladı.
E) Bütün salon, sahneye çıkan sanatçıyı dakikalarca alkışladı.
Cevabı göster
Cevap: E) Bütün salon, sahneye çıkan sanatçıyı dakikalarca alkışladı.
Son cümlede 'salon' yer/mekân adı, içinde bulunan seyirciler yerine kullanılmıştır; alkışlayan, mekânın kendisi değil oradaki insanlardır.
Soru 8
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'yuva' sözcüğü mecaz anlamda kullanılmıştır?
A) Kuşların yuvası dal üzerinde sarsılıyordu.
B) Evcil hayvanlar için rahat bir yuva hazırlandı.
C) Leylekler her yıl aynı yuvaya geri döner.
D) Yavru tavuklar yuvanın içinde ısınmaya çalışıyordu.
E) Bütün yuvası için çalışıp didinir; onları mutlu etmek ister.
Cevabı göster
Cevap: E) Bütün yuvası için çalışıp didinir; onları mutlu etmek ister.
'Bütün yuvası için çalışıp didinmek' ifadesinde 'yuva' sözcüğü fiziksel barınak değil, 'aile, çoluk çocuk' anlamında mecaz olarak kullanılmıştır. Kalan cümlelerde 'yuva' somut barınak anlamındadır.
Soru 9
'Acı fren sesi' ifadesinde hangi anlam olayı gerçekleşmektedir?
A) Benzetme; fren sesinin acı bir nesneye benzetilmesi
B) Duyular arası aktarma; tatma sözcüğüyle işitmenin anlatılması
C) Ad aktarması; sesin yerine onu çıkaran nesnenin anılması
D) Doğadan insana aktarma; doğa sesinin insana yüklenmesi
E) Mecaz yoluyla sesin şiddetinin abartılarak verilmesi
Cevabı göster
Cevap: B) Duyular arası aktarma; tatma sözcüğüyle işitmenin anlatılması
'Acı fren sesi'nde 'acı' tatma duyusuna ait bir sözcük olup işitme duyusuna ait 'ses'i nitelendirmek için kullanılmıştır; bu duyular arası aktarma (sinestezi) örneğidir.
Soru 10
Aşağıdaki atasözlerinden hangisi doğrudan öğüt veren, mecaz anlam taşımayan türdendir?
A) Dost ile ye, iç; alışveriş etme.
B) Taş yerinde ağırdır.
C) Dereyi görmeden paçaları sıvama.
D) Atı alan Üsküdar'ı geçti.
E) Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer.
Cevabı göster
Cevap: A) Dost ile ye, iç; alışveriş etme.
'Dost ile ye, iç; alışveriş etme.' atasözü gerçek/lafzi anlamda doğrudan öğüt vermektedir; örtük bir mecaz anlam taşımaz. Diğer seçeneklerde sözcükler ya da atasözünün bütünü mecaz anlam içermektedir.
Soru 11
Bir yazar, 'İyi bir roman yazabilmek için okuyucunun damarlarında dolaşabilmek gerekir.' demiştir. Bu mecaz ifadeyle anlatılmak istenen nedir?
A) Yazarın okuyuculara düzenli olarak ulaşmasını sağlayan bir pazarlama stratejisi izlemek
B) Okuyucunun sağlık durumuna dikkat ederek konuları ona göre seçmek
C) Farklı okuyucu kitlelerine aynı anda hitap eden genel bir dil kullanmak
D) Okuyucunun hayatına fiziksel olarak dahil olup deneyim kazanmak
E) Okurun beklentilerini ve iç dünyasını derinden kavrayıp okur merkezli eser ortaya koymak
Cevabı göster
Cevap: E) Okurun beklentilerini ve iç dünyasını derinden kavrayıp okur merkezli eser ortaya koymak
'Okuyucunun damarlarında dolaşmak' ifadesi, yazarın okuru tam içselleştirmesini, okurun beklenti ve iç dünyasını derinlemesine kavrayarak okur merkezli eser oluşturmasını anlatır.
Soru 12
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ad aktarması yoluyla bir sözcük topluluk adı özelliği kazanmıştır?
A) Salon, sahnedeki sanatçıyı ayakta alkışladı.
B) Arkadaşlar birlikte yemek yedi.
C) Takım, uzun ve zorlu bir maç geçirdi.
D) Bütün öğrenciler okul bahçesine çıktı.
E) Grup, eleştirilerini dile getirdi.
Cevabı göster
Cevap: A) Salon, sahnedeki sanatçıyı ayakta alkışladı.
'Salon, sahnedeki sanatçıyı ayakta alkışladı.' cümlesinde 'salon' sözcüğü, yer/mekân anlamından ad aktarmasıyla içindeki seyircileri karşılayan bir topluluk adına dönüşmüştür; alkışlayan mekân değil oradaki insanlardır.
Soru 13
Yahya Kemal'in 'serin serviler' dizesini yedi yıl 'demlemesi' ne anlama gelmektedir?
A) Dizeyi yedi yıl boyunca sözlü olarak tekrar etmesi
B) Yazdığı dizeyi olgunlaşması için bir süre bekletip üzerinde durmaya devam etmesi
C) Dizeyi bu süre içinde defalarca başka şairlere okuyup geri bildirim alması
D) Dizeyi çeşitli mecaz anlamlar katarak genişletmesi
E) Dizeyi yayımlamadan önce farklı biçimlerde yeniden yazması
Cevabı göster
Cevap: B) Yazdığı dizeyi olgunlaşması için bir süre bekletip üzerinde durmaya devam etmesi
'Demlemek' mecaz anlamda yaratıcı bir eserin tamamlanmasının ardından bir süre bekletip olgunlaştırmak demektir. Yahya Kemal'in 'serin serviler' dizesini yedi yıl demlemesi de bu anlamda kullanılmıştır.
Soru 14
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ad aktarması sanatçı-yapıt ilişkisiyle kurulmuştur?
A) Yazar, romanını yıllarca demledi.
B) Kitaplık, en nadide eserleri barındırıyordu.
C) O sanatçı sahneye çıkınca herkes ayağa kalktı.
D) Peyami Safa'yı hafta sonları okumayı severim.
E) Müzisyen, bestesini ölümsüzleştirdi.
Cevabı göster
Cevap: D) Peyami Safa'yı hafta sonları okumayı severim.
'Peyami Safa'yı okuyorum' cümlesinde yazar adı (Peyami Safa) onun eseri yerine kullanılmıştır; bu ad aktarmasının sanatçı-yapıt ilişkisidir.
Soru 15
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'çocuk' sözcüğü, küçük yaştaki birey anlamından uzaklaşıp mecaz anlam kazanmıştır?
A) O koca adam, küçük bir sorunda küsen çocuğun teki.
B) Çocuklar bütün gün bahçede koşup oynadılar.
C) Küçük çocuk henüz konuşmayı yeni öğreniyor.
D) Mahalledeki çocukların sesi sokakta yankılandı.
E) Bu çocuğun bu yıl okula başlaması gerekiyor.
Cevabı göster
Cevap: A) O koca adam, küçük bir sorunda küsen çocuğun teki.
'O koca adam, küçük bir sorunda küsen çocuğun teki.' cümlesinde 'çocuk', yetişkin biri için kullanılarak küçük yaştaki birey anlamından uzaklaşır; burada 'büyüklere yakışmayacak biçimde, küçükler gibi düşüncesizce…