KPSS Türkçe · 109 özgün soru · açıklamalı çözümler
Örnek Sorular
Soru 1
Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde deyim, karşısında verilen anlamla doğru eşleşmektedir?
A) 'İçi kan ağladı' — derinden üzülmek, acı duymak
B) 'Kabak tadı verdi' — bir şeyin beklenmedik şekilde güzel sonuçlanması
C) 'Gönül bağladı' — birine karşı derin bir öfke geliştirmek
D) 'Körün istediği bir göz' — hayal kırıklığıyla sonuçlanan bir beklenti
E) 'Pabucu dama atıldı' — büyük bir başarı kazanmak
Cevabı göster
Cevap: A) 'İçi kan ağladı' — derinden üzülmek, acı duymak
'İçi kan ağlamak' deyimi 'derinden üzülmek, acı duymak' anlamına gelir; bu eşleştirme doğrudur.
Soru 2
'Yıllarca okuyup not alan yazarın geniş dağarcığı, konuşmalarında zengin bir dil ve sayısız örnek olarak kendini gösteriyordu.' cümlesinde geçen 'dağarcık' sözcüğü hangi anlamda kullanılmıştır?
A) İçine eşya konulan, deriden yapılmış küçük bir torba
B) Yazıların saklandığı deri kaplı küçük bir cep defteri
C) Bir kişinin belleğinde biriktirdiği bilgi ve kelime hazinesi
D) Bir kütüphanede toplanan kitapların tümü
E) Para ve değerli eşyaların korunduğu kapalı bir kasa
Cevabı göster
Cevap: C) Bir kişinin belleğinde biriktirdiği bilgi ve kelime hazinesi
Bu bağlamda 'dağarcık', kişinin belleğinde biriktirdiği kelime hazinesi ve bilgi birikimi anlamındadır. 'Yıllarca okuyup not alan' ve 'zengin bir dil' ifadeleri somut bir nesneyi değil, zihinsel birikimi gösterir.
Soru 3
Deyimlerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Sözcüklerinin yerleri birbiriyle değiştirilebilir.
Cevap: A) Sözcüklerinin yerleri birbiriyle değiştirilebilir.
Deyimlerde sözcüklerin yeri değiştirilemez; bu, deyimin kalıplaşmış yapısının temel özelliklerinden biridir. Bu nedenle 'Sözcüklerinin yerleri birbiriyle değiştirilebilir.' ifadesi yanlıştır.
Soru 4
Dönemin günlük yaşamını anlatan, halk dilinde yazılmış 1902 tarihli bir yazma eser incelendiğinde aşağıdakilerden hangisi bu eserin doğrudan sunabileceği bilgiler arasında yer almaz?
A) Dönemin halk dilinde kullanılan deyimler
B) O döneme ait yeme-içme kültürü
C) Dönem insanlarının olaylara bakış açısı
D) Eserin bugünkü piyasa satış değeri
E) O dönemde insanların gündelik ilişkileri
Cevabı göster
Cevap: D) Eserin bugünkü piyasa satış değeri
Günlük yaşamı anlatan, halk dilinde yazılmış 1902 tarihli bir yazma; dönemin yaşam biçimi, gündelik ilişkileri, yeme-içme kültürü ve halkın kullandığı deyimler hakkında bilgi verir.
Soru 5
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazar, kesin bir bilgi vermek yerine öngörü ya da tahmin bildirmektedir?
A) Hasar gören binaların onarımı aylar sürebilir.
B) Etkinliğe katılan toplam kişi sayısı 1250 olarak açıklandı.
C) Yangın, elektrik kontağından çıktı.
D) Kurtarma ekipleri sabah erken saatlerde olay yerine ulaştı.
E) Deprem, gece yarısı saat 03.17'de meydana geldi.
Cevabı göster
Cevap: A) Hasar gören binaların onarımı aylar sürebilir.
'Sürebilir' ifadesi kesinlik değil tahmin/öngörü bildirir; 'olabilir', 'sanılıyor' gibi ifadeler kategorisinde değerlendirilir.
Soru 6
Şiir ya da edebî yapıtlarda dolaysız söylenenin ötesindeki örtük anlama ulaşmak için öncelikle hangi yola başvurulur?
A) Tarihsel göndermeleri göz ardı edip yalnızca sözcüklerin sözlük anlamına odaklanmak
B) Yazarın yaşam öyküsünü derleyip eseri salt biyografi ekseninde yorumlamak
C) İmgelerle simgelerin, açıkça denenle sezdirilen arasındaki ayrımı çözümlemek
D) Yapıtın giriş ve sonuç bölümüne bakıp aceleyle genelleme yapmak
E) Uyak ve ritim şemasını saptayıp bunu anlam üretimine bağlamak
Cevabı göster
Cevap: C) İmgelerle simgelerin, açıkça denenle sezdirilen arasındaki ayrımı çözümlemek
Örtük anlama ulaşmak için imgelerle simgelerin, açıkça söylenenle sezdirilen arasındaki ayrımı çözümlemek gerekir; bu, dolaysız anlamın ötesine geçmenin temel yoludur.
Soru 7
Aşağıdaki açıklamalardan hangisi anlatımdaki 'özlülük' kavramının tanımıyla örtüşmektedir?
A) Az sözle çok anlam ifade edebilme özelliği
B) Anlatımın gündelik dilden uzaklaşarak seçkin bir sözcük dağarcığı kullanması
C) Eserin birden fazla kültür tarafından anlaşılabilir nitelikte olması
D) Metnin bütününde bir düşüncenin tutarlı biçimde yinelenmesi
Cevap: A) Az sözle çok anlam ifade edebilme özelliği
Özlülük, az sözle çok anlam ifade etmek demektir; söze yoğunluk kazandıran bu özellik, anlatım değerlendirmesinde temel bir ölçüttür.
Soru 8
Düzenli ve titiz hazırlanmış sunumu izleyen müdür, memnuniyetle başını sallayıp 'İşte böyle olmalı!' dedi. Bu cümlede 'böyle olmalı' ifadesi hangi anlamı bildirmektedir?
A) Bir durumun zorunlu olarak bu şekilde gerçekleşmesi gerektiğine dair kesin bir saptama
B) Bir eylemin yapılmasının kaçınılmaz olduğunu gösteren katı bir zorunluluk ifadesi
C) Konuşmacının durumu onaylamamakla birlikte kabullenmek zorunda kaldığını gösterme
D) Gelecekte yaşanacak olası bir duruma ilişkin tahmin bildirme
E) Söz konusu durumun olması gerektiği ideal biçimde olduğunun onaylanıp takdir edilmesi
Cevabı göster
Cevap: E) Söz konusu durumun olması gerektiği ideal biçimde olduğunun onaylanıp takdir edilmesi
Bağlamdaki 'memnuniyetle başını sallayıp' ifadesi gösteriyor ki 'böyle olmalı' burada durumun ideal biçimde olduğunu onaylayan, beğeniyi ve takdiri bildiren bir tasvip söz öbeğidir; kesinlik ya da zorunluluk değil,…
Soru 9
Bir öğrencinin sınav sonucunu öğrenen annesinin durumunu anlatmak için 'içi kan ağladı' deyimini kullansak, bu deyimle anlatılmak istenen duygu hangisidir?
A) Sonucu umursamama ve kayıtsızlık
B) Çok derin bir üzüntü ve acı duyma
C) Beklenmedik bir başarıya şaşırma
D) Öfke ve kızgınlık duyma
E) Başkasının acısını paylaşma isteği
Cevabı göster
Cevap: B) Çok derin bir üzüntü ve acı duyma
'İçi kan ağlamak' deyimi derinden üzülmek, büyük acı duymak anlamına gelir. Bu senaryo o derin üzüntüyü betimler.
Soru 10
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'terk etmek' sözcüğü 'yıkılmak, harap olmak' anlamını karşılayacak biçimde yanlış kullanılmıştır?
A) Uzun yıllar yaşadığı şehri terk etti.
B) Savaş nedeniyle köylerini terk etmek zorunda kaldılar.
C) Arkadaşlarını terk edip başka bir gruba katıldı.
D) Kötü alışkanlıklarını terk etmek kolay değildir.
E) Depremde hasar gören köprü bir anda terk etti.
Cevabı göster
Cevap: E) Depremde hasar gören köprü bir anda terk etti.
'Terk etmek' ayrılmak/bırakmak anlamındadır; bir köprünün kendi kendine 'terk etmesi' söz konusu olamaz.
Soru 11
'Edimsel' sözcüğünün anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Kuramsal, soyut
B) Kalıcı, değişmeyen
C) Hareketli, fiilî
D) Güvenilir, sağlam
E) Basit, anlaşılır
Cevabı göster
Cevap: C) Hareketli, fiilî
'Edimsel' sözcüğü hareketli ve fiilî anlamına gelir; edim (eylem/hareket) köküyle ilgilidir.
Soru 12
'Faaliyete geçmek' deyiminin anlamıyla en yakın olan seçenek aşağıdakilerden hangisidir?
A) Çalışmaya ya da işlemeye başlamak
B) İşini bırakıp dinlenmek
C) Göreve son verilmek
D) Bir konuda karar vermekte gecikmek
E) Planını tamamlamak ve sonuca ulaşmak
Cevabı göster
Cevap: A) Çalışmaya ya da işlemeye başlamak
'Faaliyete geçmek' deyimi işler duruma geçmek, harekete geçmek, çalışmaya ya da işlemeye başlamak anlamına gelir.
Soru 13
Aşağıdaki seçeneklerden hangisinde 'göz önüne sermek' deyiminin anlamı yanlış verilmiştir?
A) Bir şeyi sergileyerek herkesin görmesini sağlamak
B) Gizli tutulan bir konuyu gün yüzüne çıkarmak
C) Bilgi ya da kanıtı ayrıntılarıyla sunmak
D) Bir düşünceyi zihinde canlandırıp hayal etmek
E) Bir durumu ya da gerçeği açıkça ortaya koymak
Cevabı göster
Cevap: D) Bir düşünceyi zihinde canlandırıp hayal etmek
'Göz önüne sermek' deyimi bir şeyi açıklama, sergileme, gösterme anlamı taşır; zihinde hayal kurmayı değil somut bir sunumu ifade eder.
'Hal almak' deyimi 'belli bir duruma gelmek' anlamına gelir; bir nesnenin ya da durumun yeni bir biçime, yeni bir hâle dönüşmesini anlatır.
Soru 15
Uzun yıllar aynı işyerinde çalışan bir kişinin artık o işe karşı tamamen bıkkınlık duyduğunu ifade etmek için hangi deyim kullanılır?
A) Gözden düşmek
B) Eli boş kalmak
C) İçi içine sığmamak
D) Etekleri zil çalmak
E) Sıdkı sıyrılmak
Cevabı göster
Cevap: E) Sıdkı sıyrılmak
'Sıdkı sıyrılmak' deyimi, bir şeyden bıkmak ve usanmak anlamına gelir; uzun süre aynı işe maruz kalan birinin işten duyduğu bıkkınlığı tam olarak ifade eder.