Gerçek (temel) anlam ve yan anlam Soruları

KPSS Türkçe · 46 özgün soru · açıklamalı çözümler

Örnek Sorular

Soru 1

Aşağıdakilerden hangisi 'klişeleşme' kavramını doğru biçimde tanımlamaktadır?

  1. A) Bir sözcüğün çok sık kullanılması sonucunda anlamını büsbütün yitirip dilden tümden düşmesi ve unutulması.
  2. B) Yaratıcı bir sözün benimsenerek yaygınlaşması sonucunda ağızlarda çok dolaşıp özgün değerini yitirmesi.
  3. C) Bir deyimin sırf yazı dilinde kullanılıp gündelik konuşma dilinden tamamıyla çekilmesi ve oradan silinmesi.
  4. D) Sanatlı bir sözün başka bir dile çevrilmesi sırasında özgün anlamını ve etkisini bütünüyle kaybetmesi.
  5. E) Bir sözcüğün deyimleşerek dilin olağan ritmine ve gündelik söyleyişine katılması.
Cevabı göster

Cevap: B) Yaratıcı bir sözün benimsenerek yaygınlaşması sonucunda ağızlarda çok dolaşıp özgün değerini yitirmesi.

Klişeleşme; başlangıçta yaratıcı ve sanatlı olan bir sözün başkalarınca benimsenerek yaygınlaşması ve ağızlarda çok dolaşması sonucunda özgün değerini yitirmesidir.

Soru 2

Aşağıda açıklama anlatım biçimine ilişkin verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

  1. A) Okuyucuya bir konuyu tanıtmak ve öğretmek temel amaçtır.
  2. B) Anlatım büyük ölçüde nesnel bir nitelik taşır.
  3. C) Sözcükler gerçek (temel) anlamlarıyla kullanılmaya çalışılır.
  4. D) Sözcükler mecaz anlamlarıyla yoğun biçimde kullanılır.
  5. E) Okuyucuya bilgi aktarımı ön planda tutulur.
Cevabı göster

Cevap: D) Sözcükler mecaz anlamlarıyla yoğun biçimde kullanılır.

Açıklama anlatım biçiminde mecaz anlam olabildiğince az kullanılır; sözcükler gerçek (temel) anlamlarıyla yer alır. Bu nedenle "mecaz anlamlar yoğun biçimde kullanılır" ifadesi yanlıştır.

Soru 3

"Heyecan ve korku içinde kendisi olamıyordu." cümlesinde "kendisi olamamak" ifadesiyle anlatılmak istenen nedir?

  1. A) Kendi kişilik özelliklerini ve gerçek benliğini yansıtamamak
  2. B) Fiziksel olarak başka bir mekânda bulunamamak
  3. C) Başkalarıyla rekabet edememek
  4. D) Sağlık sorunları nedeniyle işlevini yerine getirememek
  5. E) Bulunduğu ortama uyum sağlayamamak
Cevabı göster

Cevap: A) Kendi kişilik özelliklerini ve gerçek benliğini yansıtamamak

"Kendisi olamamak" deyimi, kişilik özelliklerini ortaya koyamamak ve gerçek benliğini yansıtamamak anlamına gelir. Burada mecaz anlam söz konusudur.

Soru 4

Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde verilen sözcüklerin ikisi de nicel anlam taşımaktadır?

  1. A) güzel, iyi
  2. B) çirkin, sevimli
  3. C) zeki, hoş
  4. D) ağır, beş
  5. E) ilginç, uzak
Cevabı göster

Cevap: D) ağır, beş

Nicel anlam; sayı veya ölçüyle belirtilebilen nitelikleri ifade eder.

Soru 5

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'kulaktan dolma' ifadesi doğru anlamıyla kullanılmıştır?

  1. A) Çocuk, kulaktan dolma o müzik parçasını kusursuz bir biçimde çalarak salondaki herkesi adeta hayran bıraktı.
  2. B) Tarih sınavına girdi ama hiç çalışmadığından bilgileri kulaktan dolmaydı, yalnızca duyduklarına dayanıyordu.
  3. C) Kulaktan dolma denilen özel bir teknikle üretilen bu kablosuz kulaklıklar piyasada büyük ilgi gördü.
  4. D) Kulaklarını avuçlarıyla sıkıca tıkayan küçük çocuk, dışarıdaki sesleri artık hiç duyamıyordu.
  5. E) Kulaktan dolma söylemek, sesin kulak zarında titreşerek yankılanması anlamına gelir.
Cevabı göster

Cevap: B) Tarih sınavına girdi ama hiç çalışmadığından bilgileri kulaktan dolmaydı, yalnızca duyduklarına dayanıyordu.

'Kulaktan dolma' ifadesi; doğrudan öğrenilmemiş, başkalarından işiterek gelişigüzel edinilmiş bilgiyi anlatır.

Soru 6

"Görme testinde sıradan biriydi; ama kimsenin sezemediği o gizli ilişkiyi anında fark eden keskin gözlü dedektif, dosyayı kısa sürede çözdü." cümlesindeki "keskin gözlü" ifadesi hangi anlamda kullanılmıştır?

  1. A) Olayların gerçek yönlerini kolaylıkla algılayabilen, çabuk kavrayan
  2. B) Sanatsal ayrıntılara duyarlı, estetik beğenisi gelişmiş
  3. C) Çevresini kötümser bir bakış açısıyla değerlendiren
  4. D) Gözlerinin görme keskinliği yüksek, çok uzağı net seçen
  5. E) Sürekli tetikte duran, herkesten kuşkulanan
Cevabı göster

Cevap: A) Olayların gerçek yönlerini kolaylıkla algılayabilen, çabuk kavrayan

Cümlede kişinin görme testinde sıradan olduğu belirtilerek fiziksel görme keskinliği dışlanmıştır; "keskin gözlü", gizli ilişkiyi sezme örneğiyle, olayların gerçek yönlerini çabucak algılayan kişi anlamında, yani temel…

Soru 7

"Çocuk, sınıfta bir aslan gibiydi." cümlesinde "aslan" sözcüğü incelendiğinde, benzetme sanatıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğru olur?

  1. A) Sözcük temel (gerçek) anlamıyla kullanılmış, somut ve canlı bir varlığa gönderme yapmıştır.
  2. B) Sözcük, ortak bir özellik nedeniyle gerçek anlamının dışına çıkarak mecaz bir anlam kazanmıştır.
  3. C) Sözcük, sesteşlik (eşadlılık) ilişkisiyle ses benzerliğine dayanarak cümleye katılmıştır.
  4. D) Sözcük, yakın anlam (eş anlamlılık) yoluyla başka bir sözcükle mecaz anlam kazanmıştır.
  5. E) Sözcük yalnızca deyimsel bir kalıbın parçası olduğundan hiçbir anlam kaymasına uğramamıştır.
Cevabı göster

Cevap: B) Sözcük, ortak bir özellik nedeniyle gerçek anlamının dışına çıkarak mecaz bir anlam kazanmıştır.

Benzetme sanatında sözcükler aralarındaki ortak özellik nedeniyle gerçek anlamlarının dışında kullanılır; bu, mecaz anlam kurmanın temel yollarından biridir.

Soru 8

Deyimlerin yapısı ve kullanımı düşünüldüğünde, deyimler için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

  1. A) Deyimler, kendilerini oluşturan sözcüklerin gerçek (temel) anlamlarıyla kullanıldığı sabit ifadelerdir.
  2. B) Deyimler, bilimsel terimlerin halk dilindeki gündelik karşılıklarıdır.
  3. C) Deyimler, bağlama göre değişen ve her kullanımda yepyeni bir anlam kazanan esnek ifadelerdir.
  4. D) Deyimler çoğunlukla kalıplaşmış birer mecazdır; sözcükler sözlük anlamından uzaklaşır.
  5. E) Deyimler, yalnızca ikili sözcük gruplarından oluşan kalıplaşmış ifadelerdir.
Cevabı göster

Cevap: D) Deyimler çoğunlukla kalıplaşmış birer mecazdır; sözcükler sözlük anlamından uzaklaşır.

Deyimler çoğunlukla kalıplaşmış birer mecazdır; yani deyimi oluşturan sözcükler kendi gerçek anlamlarıyla değil, birlikte kazandıkları özel mecazi anlamla kullanılır.

Soru 9

'İnsanlığın ortak sesi olmak' ifadesindeki "ortak ses olmak" söz öbeği hangi anlamda kullanılmıştır?

  1. A) Sesini geniş kitlelere duyurabilmek
  2. B) Toplumdaki baskın görüşü dile getirmek
  3. C) Birden fazla dili bilen kişi olmak
  4. D) Halkın adına söz söyleme yetkisine sahip olmak
  5. E) Tüm insanlığı ilgilendiren konulara değinmek
Cevabı göster

Cevap: E) Tüm insanlığı ilgilendiren konulara değinmek

'İnsanlığın ortak sesi olmak' ifadesi yan anlam taşır; gerçek bir ses ya da konuşma yetkisini değil, tüm insanlığı ilgilendiren evrensel konulara değinmeyi ifade eder.

Soru 10

Bir haberde 'Bu romanın yayımlanması edebiyat dünyasında ses getirdi.' cümlesi yer almaktadır. Bu cümlede geçen 'ses getirmek' deyiminin anlamı aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A) Eleştirmenlerce olumsuz değerlendirilip yerden yere vurulmak
  2. B) Çok uzun süre hatırlanmak ve sıkça anılmak
  3. C) Topluluk önünde yüksek sesle okunmak
  4. D) Geniş bir kesimin dikkatini çekip gündem oluşturmak
  5. E) Kısa sürede satış rekoru kırmak
Cevabı göster

Cevap: D) Geniş bir kesimin dikkatini çekip gündem oluşturmak

'Ses getirmek' deyimi; bir konunun, eserin ya da kişinin dikkat çekmesi, gündeme gelmesi anlamına gelir. Romanın yayımlanması geniş bir kesimin ilgisini çekmiş ve gündem oluşturmuştur.

Soru 11

Aşağıda kinaye sanatının tanımına ilişkin yapılan belirlemelerden hangisi doğrudur?

  1. A) Sözcüğün yalnızca gerçek anlamıyla kullanılmasıdır; mecaz anlama kapalıdır.
  2. B) Sözcüğün hem gerçek hem mecaz anlama gelecek biçimde kullanılması olup asıl kastedilen gerçek anlamdır.
  3. C) Sözcüğün hem gerçek hem mecaz anlama gelecek biçimde kullanılması olup asıl kastedilen mecaz anlamdır.
  4. D) İki sözcüğün ses benzerliğinden yararlanılarak oluşturulan bir anlam oyunudur.
  5. E) Sözcüğün terim anlamı ile sözlük anlamının bir arada verilmesidir.
Cevabı göster

Cevap: C) Sözcüğün hem gerçek hem mecaz anlama gelecek biçimde kullanılması olup asıl kastedilen mecaz anlamdır.

Kinaye, bir sözcüğün hem gerçek hem mecaz anlama gelecek şekilde kullanılmasıdır; ancak asıl kastedilen mecaz anlamdır. Bu özellik kinayeyi diğer anlam sanatlarından ayırt eder.

Soru 12

Sözcüklerin gerçek anlamda mı mecaz anlamda mı kullanıldığını tespit etmek için öncelikle başvurulması gereken ölçüt aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A) Sözcüğün yazılı dilde mi yoksa sözlü dilde mi kullanıldığı
  2. B) Sözcüğün kaç heceden oluştuğu
  3. C) Sözcüğün Türkçe kökenli olup olmadığı
  4. D) Sözcüğün sözlükteki madde başı sırası
  5. E) Sözcüğün içinde geçtiği cümlenin bütünü ve bağlam
Cevabı göster

Cevap: E) Sözcüğün içinde geçtiği cümlenin bütünü ve bağlam

Bir sözcüğün gerçek mi yoksa mecaz/terim anlamda mı kullanıldığını belirlemek için bağlamdan yola çıkmak gerekir; sözcüğün yer aldığı cümle ve metin bütünü bu ayrımın temelidir.

Soru 13

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'tavlamak' sözcüğü mecaz anlamıyla kullanılmıştır?

  1. A) Demirciler, soğumaya yüz tutan demir çubuğu yeniden ateşte tavladı.
  2. B) Fırında uzun süre tavlanan ince cam şişe, kolayca istenen biçimi aldı.
  3. C) Adayın, seçim kampanyasında rakiplerini tavlayıp kendi safına çektiği öne sürüldü.
  4. D) Metallerin sertliğini azaltmak amacıyla atölyede özel bir tavlama işlemi uygulanır.
  5. E) İyice tavlanan çeliğin dayanıklılığının önemli ölçüde arttığı bilinir.
Cevabı göster

Cevap: C) Adayın, seçim kampanyasında rakiplerini tavlayıp kendi safına çektiği öne sürüldü.

'Tavlamak' sözcüğü temel anlamıyla metali ısıtıp işlenebilir kılmaktır.

Soru 14

Bir söz öbeğinin düz mü yoksa aktarmalı mı kullanıldığını saptarken esas alınması gereken temel ilke aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A) Sırf sözlükteki ilk anlam dikkate alınmalı, ifadenin yer aldığı çevre büsbütün göz ardı edilmelidir.
  2. B) Aktarmalı kullanımlar şiir türüne özgü olduğundan düz yazı metinlerinde hiç aranmaz.
  3. C) Anlam, ancak ifadenin yer aldığı cümlenin ya da paragrafın bütününe bakılarak belirlenebilir.
  4. D) Anlam değişmelerine yalnızca fiillerde rastlandığından isim soylu sözcükler bu yönden incelenmez.
  5. E) Bir öbeğin anlamı, içinde bulunduğu çevreden bağımsız biçimde sözcüklerin ayrı ayrı toplamından bulunur.
Cevabı göster

Cevap: C) Anlam, ancak ifadenin yer aldığı cümlenin ya da paragrafın bütününe bakılarak belirlenebilir.

Bir söz öbeğinin düz (gerçek) ya da aktarmalı (mecaz) anlam boyutu tek başına belirlenemez; anlam ancak öbeğin yer aldığı cümlenin ya da paragrafın bütününe bakılarak tespit edilebilir.

Soru 15

'Saymak' fiili farklı anlamlarda kullanılabilmektedir. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'saymak' fiili 'saygı göstermek, değer vermek' anlamıyla kullanılmıştır?

  1. A) Onu her zaman sayarım; çünkü dürüstlüğüyle örnek olmuştur.
  2. B) Kütüphanedeki kitapları teker teker saydı.
  3. C) Sınıftaki öğrencileri saydığımda on beş kişi olduklarını gördüm.
  4. D) Toplantıya katılanları sayarak listeyi tamamladı.
  5. E) O anlaşmazlığı önemsiz saydım ve konu üzerine konuşmadım.
Cevabı göster

Cevap: A) Onu her zaman sayarım; çünkü dürüstlüğüyle örnek olmuştur.

'Saymak' fiilinin 'saygı göstermek, değer vermek' anlamı 'Onu her zaman sayarım; çünkü dürüstlüğüyle örnek olmuştur' cümlesinde kullanılmıştır.

Üye olmadan örnek testi aç → Ücretsiz hesap aç, Türkçe dahil tüm konulardan solo test çöz

Diğer KPSS Türkçe konuları