KPSS Türkçe kapsamında Gerçek (temel) anlam ve yan anlam konusunda bilmen gereken 22 temel bilgi. Önce özeti çalış, sonra aşağıdaki örnek soruları çözerek pekiştir.
Psikolojik araştırmalar, belleğin anıları olduğu gibi değil, geçmiş deneyimleri yorumlayıp yeniden kurarak sakladığını ortaya koymaktadır.
Disiplin, aile içinde denge ve düzeni sağlayan bir araçtır.
Sanat; estetik, toplumsal, eğitsel, kültürel ve ekonomik işlevler taşır.
Felsefede özgürlük, bireyin kendini ortaya çıkardığı ve doğal sınırlılıkları aştığı bir durum olarak ele alınır.
Şiirde açık olmanın basit olmayı gerektirmediği görüşü, şairlerin çoğunun açıkça söylemekten korktuğunu ve bu yüzden belirsizleştirici imgeler kullandığını eleştiren bir anlayışa dayanır.
Edebiyat eserinin ana konusu insandır; hayatı ve çevresiyle, iç ve dışıyla, duygu ve düşünceleriyle, dünü, bugünü ve yarınıyla insan.
Roman, kendine özgü bir gerçekliği olan kurmaca bir metin türüdür; romandaki kişiler (karakterler) gerçek dünya vakalarına benzer biçimde kurgulanır ve tiyatronun yapısı ile oyuncularının bireysel ve toplumsal yaşamları da romanın odağında yer alabilir.
Şiirde duruluk (sadelik) ile bayağılık özdeş değildir; gerçek şairler açık ve sade olabilirken yüzeyselliğe düşmezler.
Kurgu (kurgulama ya da kurmaca), yazarın hayal dünyasında gerçek dünyadan alınan malzemelerin sanatsal bir biçime dönüştürülmesidir.
Bir düşünceyi anlamak için onu başka düşüncelerle ilişkilendirmek gerekir; yalnızca başka düşüncecilerin anlayışlarına değil, okuduklarımız hakkında da düşünmek ve onları sorgulamak önemlidir.
Anlam iyileşmesi: Eskiden kötü bir anlam taşıyan sözcüğün zamanla iyi bir anlam kazanmasıdır.
'Bütün dikkatiyle dinlemek' ifadesi, bir kişinin başkasına tam anlamıyla kulak vermesini, başka şeylerle ilgilenmeden odaklanmasını anlatır.
Söz öbeklerinde anlam sorularında istenen ifadeler çoğunlukla mecaz anlamlıdır; sözcüklerin mecaz ya da gerçek anlam boyutları yalnızca cümleden veya paragraftan anlaşılabilir.
Plasebo: Gerçek ilaç görünümünde olan ama etken madde içermeyen preparat.
Mozart otuz altı yaşını doldurmadan hayata gözlerini yummuş bir müzik dehasıdır.
Rilke'ye göre sanat yapıtları sonsuz yalnızlıklar içindedir ve onlara en az sokulabilecek bir şey varsa o da eleştiridir.
Fuat Köprülü, Türk edebiyatını uzun yıllar besleyen güçlü bir kaynak olarak değerlendirilir.
'Özgünlük' kavramı, sıra dışı, farklı ya da kendine has olmayı ifade eder.
Bir işi öğrenmenin en sağlam yolu, yıllar içinde el alışkanlığı kazanmaktır.
Ankara'da eğlence denilince sinemalar akla gelirken tiyatroya gitmek farklı bir deneyimdi.
Örnek Sorular
Soru 1
Aşağıdakilerden hangisi 'klişeleşme' kavramını doğru biçimde tanımlamaktadır?
A) Bir sözcüğün çok sık kullanılması sonucunda anlamını büsbütün yitirip dilden tümden düşmesi ve unutulması.
B) Yaratıcı bir sözün benimsenerek yaygınlaşması sonucunda ağızlarda çok dolaşıp özgün değerini yitirmesi.
C) Bir deyimin sırf yazı dilinde kullanılıp gündelik konuşma dilinden tamamıyla çekilmesi ve oradan silinmesi.
D) Sanatlı bir sözün başka bir dile çevrilmesi sırasında özgün anlamını ve etkisini bütünüyle kaybetmesi.
E) Bir sözcüğün deyimleşerek dilin olağan ritmine ve gündelik söyleyişine katılması.
Cevabı göster
Cevap: B) Yaratıcı bir sözün benimsenerek yaygınlaşması sonucunda ağızlarda çok dolaşıp özgün değerini yitirmesi.
Klişeleşme; başlangıçta yaratıcı ve sanatlı olan bir sözün başkalarınca benimsenerek yaygınlaşması ve ağızlarda çok dolaşması sonucunda özgün değerini yitirmesidir.
Soru 2
Aşağıda açıklama anlatım biçimine ilişkin verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
A) Okuyucuya bir konuyu tanıtmak ve öğretmek temel amaçtır.
B) Anlatım büyük ölçüde nesnel bir nitelik taşır.
C) Sözcükler gerçek (temel) anlamlarıyla kullanılmaya çalışılır.
D) Sözcükler mecaz anlamlarıyla yoğun biçimde kullanılır.
E) Okuyucuya bilgi aktarımı ön planda tutulur.
Cevabı göster
Cevap: D) Sözcükler mecaz anlamlarıyla yoğun biçimde kullanılır.
Açıklama anlatım biçiminde mecaz anlam olabildiğince az kullanılır; sözcükler gerçek (temel) anlamlarıyla yer alır. Bu nedenle "mecaz anlamlar yoğun biçimde kullanılır" ifadesi yanlıştır.
Soru 3
"Heyecan ve korku içinde kendisi olamıyordu." cümlesinde altı çizili ifadeyle anlatılmak istenen nedir?
A) Kendi kişilik özelliklerini ve gerçek benliğini yansıtamamak
B) Fiziksel olarak başka bir mekânda bulunamamak
C) Başkalarıyla rekabet edememek
D) Sağlık sorunları nedeniyle işlevini yerine getirememek
E) Bulunduğu ortama uyum sağlayamamak
Cevabı göster
Cevap: A) Kendi kişilik özelliklerini ve gerçek benliğini yansıtamamak
"Kendisi olamamak" deyimi, kişilik özelliklerini ortaya koyamamak ve gerçek benliğini yansıtamamak anlamına gelir. Burada mecaz anlam söz konusudur.
Soru 4
Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde verilen sözcüklerin ikisi de nicel anlam taşımaktadır?
A) güzel, iyi
B) çirkin, sevimli
C) zeki, hoş
D) ağır, beş
E) ilginç, uzak
Cevabı göster
Cevap: D) ağır, beş
Nicel anlam; sayı veya ölçüyle belirtilebilen nitelikleri ifade eder.
Soru 5
Türkçede 'söz yorumu' kavramı aşağıdakilerden hangisini karşılamaktadır?
A) Bir sözcüğün sözlükteki bütün anlamlarını sırayla listeleyip karşılaştırma
B) Bir cümledeki yüklemin yönettiği ögeleri belirleme
C) Bir sözcüğün zaman içinde anlam değişimine uğramasını açıklama
D) Birden fazla sözcüğün bir araya gelmesiyle oluşan öbeği anlamlandırma
E) Metnin genel temasını tek bir sözcükle özetleyip adlandırma
Cevabı göster
Cevap: D) Birden fazla sözcüğün bir araya gelmesiyle oluşan öbeği anlamlandırma
Söz yorumu, birden fazla sözcüğün oluşturduğu öbeği (deyim, atasözü, söz grubu vb.) bütüncül biçimde anlamlandırma işlemidir.
Soru 6
"Keskin gözlü" sıfat tamlaması hangi anlamı taşımaktadır?
A) Olayların gerçek yönlerini kolaylıkla algılayabilen, çabuk kavrayan kişi
B) Sanatsal ayrıntılara duyarlı, estetik beğenisi gelişmiş kişi
C) Çevresini kötümser bir bakış açısıyla değerlendiren kişi
D) Görme keskinliği yüksek olan, sağlıklı gözlere sahip kişi
E) Tehlikeyi önceden sezinleyerek önlem alan temkinli kişi
Cevabı göster
Cevap: A) Olayların gerçek yönlerini kolaylıkla algılayabilen, çabuk kavrayan kişi
"Keskin gözlü" gerçek (temel) anlam olan biyolojik keskinlikten uzaklaşmış mecaz bir kullanımdır; olayları ve gerçeği kolayca algılayan kişiyi nitelemek için kullanılır.
Soru 7
"Çocuk, sınıfta bir aslan gibiydi." cümlesinde "aslan" sözcüğü incelendiğinde, benzetme sanatıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğru olur?
A) Sözcük temel (gerçek) anlamıyla kullanılmış, somut ve canlı bir varlığa gönderme yapmıştır.
B) Sözcük, ortak bir özellik nedeniyle gerçek anlamının dışına çıkarak mecaz bir anlam kazanmıştır.
C) Sözcük, sesteşlik (eşadlılık) ilişkisiyle ses benzerliğine dayanarak cümleye katılmıştır.
D) Sözcük, yakın anlam (eş anlamlılık) yoluyla başka bir sözcükle mecaz anlam kazanmıştır.
E) Sözcük yalnızca deyimsel bir kalıbın parçası olduğundan hiçbir anlam kaymasına uğramamıştır.
Cevabı göster
Cevap: B) Sözcük, ortak bir özellik nedeniyle gerçek anlamının dışına çıkarak mecaz bir anlam kazanmıştır.
Benzetme sanatında sözcükler aralarındaki ortak özellik nedeniyle gerçek anlamlarının dışında kullanılır; bu, mecaz anlam kurmanın temel yollarından biridir.
Soru 8
"Çoban kulübesinde padişah rüyası görmek" deyimi aşağıdaki anlamların hangisini karşılamak için kullanılır?
A) İçinde bulunulan koşullarla bağdaşmayan, aşırı büyük ve gerçek dışı hayaller kurmak
B) Gerçekçi bir bakış açısıyla geleceği planlamak ve adım adım ilerlemek
C) Zor şartlara rağmen umudunu yitirmemek ve hedeflerine odaklanmak
D) Kişinin bulunduğu konumu beğenmeyerek farklı bir yaşam özlemesi
E) Mütevazı bir ortamda bile büyük başarılar elde edebileceğini düşünmek
Cevabı göster
Cevap: A) İçinde bulunulan koşullarla bağdaşmayan, aşırı büyük ve gerçek dışı hayaller kurmak
Deyim, kişinin içinde bulunduğu mütevazı ve sınırlı koşullarla hiç de uyuşmayan, gerçeklikten kopuk, abartılı hayaller kurmasını anlatmak için kullanılır.
Soru 9
Bir öyküde uçan halılara, konuşan hayvanlara ve zamanda yolculuk eden kahramanlara yer verilmesi, o metnin hangi anlatım özelliğini yansıtır?
A) Düşsel ögelere yer verme
B) Yaşanan gerçeği betimleme
C) Soyutu somutlaştırma
D) Tümüyle nesnel anlatım
E) Bilimsel olguyu açıklama
Cevabı göster
Cevap: A) Düşsel ögelere yer verme
Uçan halı, konuşan hayvan ve zamanda yolculuk gibi gerçek dışı, hayali unsurlar metinde düşsel (fantastik) ögelerin kullanıldığını gösterir; bu da düşsel ögelere yer verme olarak adlandırılır.
Soru 10
Aynı atasözünün farklı bağlamlarda birbirinden farklı anlamlar kazanabilmesinin temel nedeni nedir?
A) Atasözlerinin birden çok farklı yazım biçiminin bir arada bulunması
B) Atasözlerinin istisnasız hepsinin yalnızca mecaz anlam taşıması
C) Çeşitli durumlarla karşılaşan insanda bağlamın anlama yön vermesi
D) Atasözlerinin her toplumda bambaşka bir biçimde aktarılıyor olması
E) Atasözündeki sözcüklerin zamanla gerçek anlamını yitirmesi
Cevabı göster
Cevap: C) Çeşitli durumlarla karşılaşan insanda bağlamın anlama yön vermesi
İnsan hayatı boyunca çok çeşitli olaylarla karşılaşabildiğinden aynı atasözü farklı bağlamlarda farklı yorumlar kazanır; sözcüklerin gerçek anlamının ötesinde bağlam belirleyicidir.
Soru 11
Aşağıda kinaye sanatının tanımına ilişkin yapılan belirlemelerden hangisi doğrudur?
A) Sözcüğün yalnızca gerçek anlamıyla kullanılmasıdır; mecaz anlama kapalıdır.
B) Sözcüğün hem gerçek hem mecaz anlama gelecek biçimde kullanılması olup asıl kastedilen gerçek anlamdır.
C) Sözcüğün hem gerçek hem mecaz anlama gelecek biçimde kullanılması olup asıl kastedilen mecaz anlamdır.
D) İki sözcüğün ses benzerliğinden yararlanılarak oluşturulan bir anlam oyunudur.
E) Sözcüğün terim anlamı ile sözlük anlamının bir arada verilmesidir.
Cevabı göster
Cevap: C) Sözcüğün hem gerçek hem mecaz anlama gelecek biçimde kullanılması olup asıl kastedilen mecaz anlamdır.
Kinaye, bir sözcüğün hem gerçek hem mecaz anlama gelecek şekilde kullanılmasıdır; ancak asıl kastedilen mecaz anlamdır. Bu özellik kinayeyi diğer anlam sanatlarından ayırt eder.
Soru 12
"Düş" sözcüğünün temel (gerçek) anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Gerçek olmayan şey, rüya
B) Umut edileni gerçekleştirme çabası
C) Hayal kırıklığına uğrama durumu
D) Geçmişe duyulan özlem
E) Bilinçsiz bir eylem ya da söylem
Cevabı göster
Cevap: A) Gerçek olmayan şey, rüya
'Düş' sözcüğünün temel anlamı 'gerçek olmayan şey, rüya'dır. Bu, sözcüğün sözlük/temel anlamıdır.
Soru 13
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'bozunu çıkarmak' deyimi doğru anlamıyla kullanılmıştır?
A) Tartışmada söylediği o sert sözler, odadaki neredeyse herkesin dikkatini fena hâlde dağıttı.
B) Söz verdiği hâlde toplantıya gelmedi; güveni sarsıp gönlünü kırdı.
C) Prova sırasında kostümü bozuldu, o güne kadarki tüm çalışmalar çöpe gitti.
D) Sergideki o küçük eskiz, yanındaki bütün tabloların zayıflığını gözler önüne serdi.
E) Kötü haberi duyar duymaz bozuldu, uzun süre kendini toparlayamadı.
Cevabı göster
Cevap: D) Sergideki o küçük eskiz, yanındaki bütün tabloların zayıflığını gözler önüne serdi.
'Bozunu çıkarmak' deyimi, bir şeyin yetersizliğini ya da başkalarına kıyasla zayıflığını/güzelliğini ortaya koymak anlamında kullanılır.
Soru 14
Bir söz öbeğinin düz mü yoksa aktarmalı mı kullanıldığını saptarken esas alınması gereken temel ilke aşağıdakilerden hangisidir?
A) Sırf sözlükteki ilk anlam dikkate alınmalı, ifadenin yer aldığı çevre büsbütün göz ardı edilmelidir.
B) Aktarmalı kullanımlar şiir türüne özgü olduğundan düz yazı metinlerinde hiç aranmaz.
C) Anlam, ancak ifadenin yer aldığı cümlenin ya da paragrafın bütününe bakılarak belirlenebilir.
D) Anlam değişmelerine yalnızca fiillerde rastlandığından isim soylu sözcükler bu yönden incelenmez.
E) Bir öbeğin anlamı, içinde bulunduğu çevreden bağımsız biçimde sözcüklerin ayrı ayrı toplamından bulunur.
Cevabı göster
Cevap: C) Anlam, ancak ifadenin yer aldığı cümlenin ya da paragrafın bütününe bakılarak belirlenebilir.
Bir söz öbeğinin düz (gerçek) ya da aktarmalı (mecaz) anlam boyutu tek başına belirlenemez; anlam ancak öbeğin yer aldığı cümlenin ya da paragrafın bütününe bakılarak tespit edilebilir.
Soru 15
'Saymak' fiili farklı anlamlarda kullanılabilmektedir. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'saymak' fiili 'saygı göstermek, değer vermek' anlamıyla kullanılmıştır?
A) Onu her zaman sayarım; çünkü dürüstlüğüyle örnek olmuştur.
B) Kütüphanedeki kitapları teker teker saydı.
C) Sınıftaki öğrencileri saydığımda on beş kişi olduklarını gördüm.
D) Toplantıya katılanları sayarak listeyi tamamladı.
E) O anlaşmazlığı önemsiz saydım ve konu üzerine konuşmadım.
Cevabı göster
Cevap: A) Onu her zaman sayarım; çünkü dürüstlüğüyle örnek olmuştur.
'Saymak' fiilinin 'saygı göstermek, değer vermek' anlamı 'Onu her zaman sayarım; çünkü dürüstlüğüyle örnek olmuştur' cümlesinde kullanılmıştır.