Sözcüğün/deyimin yanlış anlamda kullanımı ve yanlış sözcük seçimi Soruları
KPSS Türkçe · 20 özgün soru · açıklamalı çözümler
Sözcüğün/deyimin yanlış anlamda kullanımı ve yanlış sözcük seçimi — Konu Özeti
KPSS Türkçe kapsamında Sözcüğün/deyimin yanlış anlamda kullanımı ve yanlış sözcük seçimi konusunda bilmen gereken 22 temel bilgi. Önce özeti çalış, sonra aşağıdaki örnek soruları çözerek pekiştir.
Yanlış sözcük seçimi (anlamca yakın sözcüğü doğrusunun yerine kullanma) anlam kaynaklı bir anlatım bozukluğudur; tipik örnekler: 'şans' yerine 'olasılık', 'iyileşen' yerine 'geçen', 'özel' yerine 'özgü', 'sağladı' yerine 'neden oldu'.
Bir sanatçı sürekli aynı türde eser ürettiğinde o türle özdeşleşir; bu özdeşleşmeyi kırıp özgün bir imza taşıyan yapıt için farklı tür denemeleri yapabilir.
Antibiyotiklerin yanlış ve aşırı kullanımı antibiyotik direncini artırır; dirençli bakteriler tedaviyi zorlaştırır, kolay yayılır ve hastalıkların uzamasına, daha güçlü-pahalı ilaç kullanımına yol açar.
'Önlem' sözcüğü 'kötü/yanlış bir şeyi önleyecek tedbir' anlamındadır ve kötü sonuç gerçekleşmeden önce alınır; 'önceden' sözcüğüyle karıştırılmamalıdır.
Bir fiilin (parlamak, çekmek, saymak, sürmek vb.) beş cümlede kullanıldığı, birinde diğerlerinden farklı anlamda olduğu 'anlamıyla kullanılmamıştır / farklı anlamda kullanılmıştır' soru tipi sorulur.
Sözcüğün yanlış yerde kullanımı, anlam olarak doğru sözcüğün cümlede yanlış konuma/sözdizimine yerleştirilip anlatılmak isteneni bozmasıdır; niteleyici sözcük nitelediği öğenin yanında yer almalıdır (ör. 'Yeni işe geldiğimde' yerine 'İşe yeni geldiğimde').
Bir sözcüğün dilbilgisi kurallarına aykırı (yanlış ekle) türetilmesi anlatım bozukluğu oluşturur (ör. 'bakkalcılık' yerine 'bakkalık', 'çirkinletmek' yerine 'çirkinleştirmek').
Ekolojik tarım, Anadolu'nun yüzyıllar öncesinden gelen geleneksel bilgi ve yaşam biçimine dayanır; yeni bir yaklaşım değil eski bir kültürün yeniden canlandırılmasıdır.
'Yüzünden' olumsuz sonuçlarda kullanılır; olumlu bağlamda 'sayesinde' yerine 'yüzünden' kullanmak anlatım bozukluğudur ('öğretmenim yüzünden başarılı oldum' yanlış, 'sayesinde' doğru).
Sözcük seçiminde titiz olan, yakın-uzak anlamlardan ve benzetme-karşılaştırmadan yararlanarak anlatımı somutlaştıran bir yazarın 'yalın bir dil hedeflediği' iddiası bu özelliklerle çürütülür.
Bir filmde oyuncu seçimi yönetmenin başarısını belirleyen temel etkenlerden biridir; iyi yönetmen güçlü algı yeteneğiyle seyircinin her oyuncuyu o filme ait hissetmesini sağlar.
Astronot uzay tulumlarında beyaz renk tercih edilir; çünkü beyaz Güneş ışınlarını yansıtarak aşırı ısınmayı önler ve uzayın siyah arka planında astronotun fark edilmesini sağlar.
Anlamca çelişen sözcüklerin (birbirine anlamca zıt iki sözcüğün) aynı cümlede kullanılması anlatım bozukluğudur (ör. 'aşağı yukarı tam on yıl' yanlıştır).
'Bu parçada vurgulanmak istenen nedir?' sorusu ana fikri bulmayı gerektirir; kapsamı aşan ya da metni yanlış tanımlayan seçenekler yanlıştır (ör. allelopati parçasında doğal yöntemlerin kimyasala alternatif olabileceği vurgulanır).
'Metinde yakınılan/eleştirilen durum değildir' soru tipinde, metnin asıl eleştirdiği somut durumlar belirlenir; kapsamı aşan genel yargılar yanlış seçenektir.
Bir metnin söyleyiş/üslup özelliğini (sözcük seçimi, anlatım biçimi) soran soru tipinde doğru seçenek metnin genel söyleyiş tonunu yansıtan ifadedir.
'Azımsamak' az bulmak anlamındadır; 'küçümsemek' (hafife almak) anlamında kullanılması sözcüğün yanlış anlamda kullanımı bozukluğunu doğurur.
'Ayrım' sözcüğü 'başkalık, fark' anlamına gelir; 'ayrıntı' (detay) anlamında kullanılması yanlıştır ('en ince ayrımına kadar' yerine 'ayrıntısına kadar' doğrudur).
Deyim ve atasözleri kalıplaşmış ifadelerdir; sözcükleri değiştirilemez ya da yerine anlamca yakın farklı bir deyim konulamaz, aksi halde anlatım bozukluğu oluşur (ör. 'göz yummak' yerine 'minnettar kalmak'; 'Alma garibin ahını' yerine 'Alma mazlumun ahını').
Yansıma sözcük gerçek anlamından uzaklaşıp mecaz anlam kazandığında yansıma özelliğini yitirir (ör. 'gürültü' sözcüğü 'gürültülere pabuç bırakmayız' deyiminde yansıma değildir).
Türkçede en sık karşılaşılan anlatım bozuklukları: sözcüğün yanlış anlamda kullanılması, gereksiz sözcük kullanımı, anlamca çelişkili ifadeler ve özne-yüklem uyumsuzluğudur.
Örnek Sorular
Soru 1
Aşağıdaki cümlelerden hangisinde 'azımsamak' sözcüğü doğru anlamıyla kullanılmıştır?
A) Toplantıda verilen üç saatlik süreyi azımsadı ve daha fazla zaman istedi.
B) Rakibinin başarısını azımsayarak ciddi bir tehdit olarak görmedi.
C) Çalışmalarını azımsayan yönetici, ona teşekkür bile etmedi.
D) Yeni tasarımı azımsayan eleştirmen, olumlu bir yorum yapmadı.
Cevap: A) Toplantıda verilen üç saatlik süreyi azımsadı ve daha fazla zaman istedi.
'Azımsamak', bir şeyi az bulmak, yeterli saymamak anlamındadır.
Soru 2
'Dahi' sözcüğünün kullanımına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) 'Dahi' yalnızca 'de bile' anlamındaki bağlaç olarak kullanılır; üstün zekâ anlamı taşımaz.
B) 'Dâhi' ve 'dahi' aynı sözcüğün farklı yazılışlarıdır; anlam ve telaffuz açısından birbirinin yerine kullanılabilir.
C) 'Dâhi' sözcüğünde ikinci hece uzun okunur ve 'üstün zekâ sahibi kişi' anlamındadır; bağlaç olan 'dahi' ile karıştırılmamalıdır.
D) 'Dahi' sözcüğünde her iki hece de uzun okunduğundan telaffuzu özellik taşımaz.
E) 'Dâhi' sözcüğü cümle sonunda bağlaç görevi üstlenirken, 'dahi' sözcüğü isim olarak kullanılır.
Cevabı göster
Cevap: C) 'Dâhi' sözcüğünde ikinci hece uzun okunur ve 'üstün zekâ sahibi kişi' anlamındadır; bağlaç olan 'dahi' ile karıştırılmamalıdır.
'Dâhi' (üstün zekâ sahibi kişi) sözcüğünde ikinci hece uzun okunur; 'de bile' anlamındaki 'dahi' bağlacıyla karıştırılmamalıdır. Bu iki sözcük hem anlam hem telaffuz açısından birbirinden farklıdır.
Soru 3
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'yüzünden' sözcüğü anlatım bozukluğuna yol açacak biçimde kullanılmıştır?
A) Uzun süredir devam eden kuraklık yüzünden ürünlerin büyük bölümü mahvoldu.
B) Arkadaşımın desteği yüzünden bu projeyi başarıyla tamamladım.
C) Trafik kazası yüzünden hastanelik oldu.
D) Şiddetli yağış yüzünden etkinlik iptal edildi.
E) Anlayışsız tutumu yüzünden çevresiyle ilişkileri gerildi.
Cevabı göster
Cevap: B) Arkadaşımın desteği yüzünden bu projeyi başarıyla tamamladım.
'Yüzünden' yalnızca olumsuz bir sonuca yol açan neden için kullanılır.
Soru 4
Söz öbeklerinin gerçek ya da mecaz anlamlı olup olmadığını belirlemek için hangi kural uygulanır?
A) Söz öbeğindeki en kısa sözcük mecaz anlamlıysa öbeğin tamamı mecaz sayılır.
B) Söz öbeğindeki fiil gerçek anlamındaysa öbeğin tamamı gerçek anlamlı sayılır.
C) Söz öbeğindeki sözcük sayısı ikiden fazlaysa gerçek, ikiden azsa mecaz anlamlıdır.
D) Söz öbeğindeki isim unsuru gerçek anlamındaysa öbek gerçek, mecaz anlamındaysa mecaz sayılır.
E) Sözcüklerin tümü gerçek anlamlıysa öbek gerçek, en az biri mecazsa öbek mecaz anlamlıdır.
Cevabı göster
Cevap: E) Sözcüklerin tümü gerçek anlamlıysa öbek gerçek, en az biri mecazsa öbek mecaz anlamlıdır.
Bir söz öbeğinde sözcüklerin tümü gerçek anlamındaysa öbek gerçek anlamlı, en az biri mecaz anlamdaysa öbek mecaz anlamlıdır. Kalıplaşmış öbeklerde ise sözcükler tek tek değil, bütünün taşıdığı anlam esas alınır.
Soru 5
'Önlem' sözcüğünün tanımı ve kullanımıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) 'Önlem', geçmişteki olumsuz olayların ardından yapılan değerlendirme raporlarını anlatır.
B) 'Önlem', 'önceden' sözcüğüyle eş anlamlıdır; her ikisi de zaman ilişkisi kurar.
C) 'Önlem', istenmeyen bir sonucun gerçekleşmemesi için önceden alınan tedbiri ifade eder.
D) 'Önlem' sözcüğü yalnızca tıp alanında, hasta izolasyonu bağlamında kullanılır.
E) 'Önlem', olumsuz bir olayın ardından verilen tepkiyi karşılayan genel bir terimdir.
Cevabı göster
Cevap: C) 'Önlem', istenmeyen bir sonucun gerçekleşmemesi için önceden alınan tedbiri ifade eder.
'Önlem', olumsuz bir sonucun meydana gelmemesi için o sonuç gerçekleşmeden önce alınan tedbirdir.
Soru 6
Aşağıdaki cümlelerde 'gürültü' sözcüğü kullanılmıştır. Hangisinde bu sözcük yansıma özelliğini yitirmiştir?
A) Bu gürültülere pabuç bırakmayız dedi ve çalışmayı sürdürdü.
B) Sokaktaki araçların gürültüsünden rahatsız oldu.
C) Fabrikanın çıkardığı gürültü sağlık sorunlarına yol açıyor.
D) Şiddetli yağmur gürültüsü onu uyandırdı.
E) Uzaktan gelen gürültü giderek yaklaşıyordu.
Cevabı göster
Cevap: A) Bu gürültülere pabuç bırakmayız dedi ve çalışmayı sürdürdü.
'Gürültülere pabuç bırakmayız' bir deyimdir; burada 'gürültü' sözcüğü gerçek ses anlamında değil mecaz anlamda (baskı, tehdit, engel) kullanılmaktadır. Mecaz anlam kazanan yansıma sözcük, yansıma özelliğini yitirir.
Soru 7
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'yalnız' sözcüğü tür bakımından ötekilerden farklı kullanılmıştır?
A) Yalnız insanlar, kalabalıkların içinde bile kendilerini bir köşede hissedebilir.
B) Sınıftaki yalnız öğrenci, teneffüslerde çoğunlukla pencere kenarında otururdu.
C) Yalnız bir ağaç, geniş ovanın tam ortasında dimdik yükseliyordu.
D) Bütün gün çalıştı, yalnız akşama doğru kısa bir mola verebildi.
E) Yalnız bir yolcu, ıssız durakta otobüsü sabırla bekliyordu.
Cevabı göster
Cevap: D) Bütün gün çalıştı, yalnız akşama doğru kısa bir mola verebildi.
'Yalnız bir ağaç', 'yalnız insanlar', 'yalnız öğrenci' ve 'yalnız yolcu' örneklerinde sözcük adların önünde onları niteleyen bir sıfattır.
Soru 8
Sözcüğün yanlış anlamda kullanımından kaynaklanan anlatım bozukluğuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
A) Bir sözcük mecaz anlamda kullanıldığında bu, kendiliğinden anlatım bozukluğu doğurur.
B) Bir sözcüğün gerçek anlamı dışında, istemeden yanlış anlamda kullanılmasıyla oluşur.
C) Yalnızca dilbilgisi kaynaklı bir bozukluktur; sözcüğün anlamıyla bir ilgisi yoktur.
D) Yazarın bilinçli yaptığı özgün sözcük tercihleri de bu bozukluğun kapsamına girer.
E) Bir sözcüğün cümle içinde yanlış yerde konumlanması da bu bozukluk türüne dahildir.
Cevabı göster
Cevap: B) Bir sözcüğün gerçek anlamı dışında, istemeden yanlış anlamda kullanılmasıyla oluşur.
Sözcüğün yanlış anlamda kullanımı; bir sözcüğün gerçek anlamı dışında, istemeden yanlış anlamda kullanılmasıyla oluşan anlam (sözcük seçimi) kaynaklı bir anlatım bozukluğudur.
Soru 9
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir atasözünün sözcükleri değiştirilerek kullanılmasından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?
A) Uzun süre ter dökerek bu başarıyı elde etti.
B) Arkadaşının küçük hatalarına göz yumdu ve kimseye bir şey söylemedi.
C) Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste derler; bu uyarıyı kimse kulak ardı etmemeli.
D) Dürüstlüğün en büyük erdem olduğunu düşünüyordu.
E) Alma garibin beddua ve ahını, çıkar aheste aheste diyerek durumu açıkladı.
Cevabı göster
Cevap: E) Alma garibin beddua ve ahını, çıkar aheste aheste diyerek durumu açıkladı.
'Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste' kalıplaşmış bir atasözüdür.
Soru 10
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ama' bağlacının kullanımı anlatım bozukluğuna yol açmaktadır?
A) Toplantıya katılamam ama çok önemli bir işim çıktı.
B) Yardım etmek isterdim ama vaktim yoktu.
C) Sınavı geçmek istiyordu ama hiç çalışmamıştı.
D) Hava çok güzeldi ama yine de pikniğe gitmekten vazgeçtik.
E) Kitabı okudum ama bazı bölümlerini anlamadım.
Cevabı göster
Cevap: A) Toplantıya katılamam ama çok önemli bir işim çıktı.
'Toplantıya katılamam ama çok önemli bir işim çıktı' cümlesinde 'ama' karşıtlık değil neden bildirmelidir; ikinci yargı birincinin gerekçesidir.
Soru 11
Aşağıdakilerden hangisi anlam kaynaklı (bağdaşıklık) anlatım bozukluklarından biri değildir?
A) Gereksiz sözcük kullanılması
B) Sözcüğün yanlış anlamda kullanılması
C) Özne-yüklem uyumsuzluğu
D) Anlamca çelişen sözcüklerin bir arada kullanılması
E) Deyimin yanlış biçimde kullanılması
Cevabı göster
Cevap: C) Özne-yüklem uyumsuzluğu
Gereksiz sözcük, sözcüğün yanlış anlamda kullanılması, anlamca çelişen sözcükler ve deyim yanlışlığı anlam kaynaklı (bağdaşıklık) bozukluklardır.
Soru 12
Anlatım bozuklukları 'bağdaşıklık' ve 'bağlaşıklık' olmak üzere iki ana gruba ayrılır. Aşağıdakilerden hangisi bağdaşıklık (anlam kaynaklı) grubuna giren bir bozukluktur?
A) Özne-yüklem uyumsuzluğu
B) Tamlama eksikliği
C) Deyim yanlışlığı
D) Eylemsi eksikliği
E) Bağlaç yanlışlığı
Cevabı göster
Cevap: C) Deyim yanlışlığı
Bağdaşıklık (anlam kaynaklı) grubuna: yanlış/gereksiz/yanlış yerde sözcük, çelişen sözcükler, mantık-sıralama hataları ve deyim yanlışlığı girer.
Soru 13
Türkçede en sık karşılaşılan anlatım bozuklukları aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?
A) Sözcüğün yanlış anlamda kullanımı, gereksiz sözcük, anlam çelişkisi, özne-yüklem uyumsuzluğu
B) Yazım yanlışlığı, sözcüğün yanlış anlamda kullanılması, noktalama hatası, başlık uyumsuzluğu
C) Yabancı sözcük kullanımı, gereksiz sözcük, cümle uzunluğu, paragraf düzeni sorunları
D) Özne-yüklem uyumsuzluğu, bağlaç eksikliği, fiil çekimi hatası, ses olayları yanlışlığı
Cevap: A) Sözcüğün yanlış anlamda kullanımı, gereksiz sözcük, anlam çelişkisi, özne-yüklem uyumsuzluğu
Türkçede en sık karşılaşılan anlatım bozuklukları sözcüğün yanlış anlamda kullanılması, gereksiz sözcük kullanımı, anlamca çelişkili ifadeler ve özne-yüklem uyumsuzluğudur. Bu dört türü birlikte veren seçenek doğrudur.
Soru 14
Bir metnin söyleyiş (üslup) özelliği denildiğinde aşağıdakilerden hangisi anlaşılır?
A) Metinde en çok tekrar eden sözcüklerin hangi konu başlığına ait olduğu
B) Yazarın yaşamı ve kişiliğine ilişkin yorum yoluyla çıkarılan değerlendirme
C) Metnin hangi tarihsel dönemde kaleme alındığının belirlenmesi
D) Yazarın sözcük seçimi, anlatım tonu ve ifade biçiminden doğan söyleyişi
E) Metnin paragraf sayısı ve cümle uzunluklarına dayalı yapısal görünümü
Cevabı göster
Cevap: D) Yazarın sözcük seçimi, anlatım tonu ve ifade biçiminden doğan söyleyişi
Bir metnin söyleyiş (üslup) özelliği; yazarın sözcük seçimi, anlatım tonu ve ifade biçiminden doğan, metnin geneline yayılan söyleyiş tarzıdır.
Soru 15
'Anlatımın sağlamlığı' kavramıyla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?
A) Sağlamlık; öge eksikliği, eklerin yanlış kullanımı ve noktalama hatalarıyla bozulur.
B) Sağlamlık, bir metnin yabancı sözcük içermeyip ağırlıklı olarak öz Türkçe sözcüklerle yazılmasıdır.
C) Sağlamlık, metnin olabildiğince uzun ve ayrıntılı cümlelerden oluşması demektir.
D) Sağlamlık, metinde sözcüklerin mecaz anlamda kullanılmamasını gerektiren bir özelliktir.
E) Sağlamlık, yazarın kendi görüşüne yer vermeyip baştan sona nesnel kalmasıdır.
Cevabı göster
Cevap: A) Sağlamlık; öge eksikliği, eklerin yanlış kullanımı ve noktalama hatalarıyla bozulur.
Anlatımın sağlamlığı, bir metnin dil kurallarına uygun, ögeleri tam ve düzgün kurulmuş olmasıdır. Öge eksiklikleri, eklerin yanlış kullanımı ve noktalama hataları bu sağlamlığı bozar.