KPSS Türkçe kapsamında Somut ve soyut anlam konusunda bilmen gereken 22 temel bilgi. Önce özeti çalış, sonra aşağıdaki örnek soruları çözerek pekiştir.
Soyut bir düşünceyi somutlaştırmak için örneklere başvurmak anlatımın anlaşılırlığını artırır; örneklendirme cümlesi, bir konu/kavramın daha iyi anlaşılması için somut ve sayılabilir olgulara dayanan örnekler içerir.
İnsanlar arası iletişimsizliğin temel nedeni, insanın doğasına ilişkin bilgilerin tatmin edici olmamasıdır; ebeveynlerle çocukların birbirini anlayamaması bunun somut örneğidir.
'Parmağını üzerine koymak' deyimi, bir şeyin tam olarak ne olduğunu saptamak/doğrudan hissetmek/belirlemek anlamına gelir.
Bir sözcük cümledeki söyleniş özelliklerine ve bağlama göre hem somut hem soyut anlam taşıyabilir; somutluk ya da soyutluk durumunu bağlam belirler.
Biçim, yazının/eserin somut ve görsel dış görünüşüdür; içerik ve biçemden farklı olarak eserin görsel yapısını ifade eder.
Figürasyon kavramının gündelik hayata yansıması, soyut kavramı somut örneğe bağlama becerisiyle belirlenir; çeldiriciler kavramın biçimsel tanımına uyan ama içerik dışı örnekler sunar.
Bir sanat/edebiyat metninde 'iyi sanatçı / kötü sanatçı' karşılaştırması yapılıyorsa anlatıcı açık bir tutum sergiler ve metinde soyut değerlendirmeler/yargılar bulunur.
İskenderiye Kütüphanesi'nin yakılması, iktidara karşı çıkan kitapların tarih boyunca hükümdarlarca toplatılıp imha edilmesinin somut bir örneğidir.
'İlerlemek' sözcüğü hem somut (mekânda öne gitmek) hem soyut (gelişmek, kötüleşmek, geçmek) anlamlarda kullanılır; KPSS'de bağlamdaki anlamıyla eşdeğer kullanımı bulma soruları sorulur.
Gecekondu yazınında kentleşme süreci araç olarak kullanılır ancak yazarlar bu süreci somutlaştırmayı başaramaz; gecekondulaşmanın kültüre katkısı edebiyatın somutlaştıramayacağı konulardandır.
Sözcüklerde 'yüzeysel' anlam somut ve doğrudan görünen anlamı, 'derin' anlam ise mecazi/yan anlamı ifade eder.
Bir sözcük mecaz (değişmece) yoluyla anlam değiştirebilir: somut sözcükler soyutlaşabilir ('gölge'→himaye, 'sıcak davranmak'), mecazi cümleler de somut olgular yerine soyut nitelikleri anlatır.
Bilimin temelinde felsefe yatar; ilk felsefi/bilimsel sorular ilerleyen süreçte somut teknolojik çıktılara dönüşür (örn. 'enerjiyi nasıl harekete dönüştürürüm?' sorusu motorun gelişimini başlatmıştır).
Bir paragrafta 'vurgulanan/ana düşünce', parçanın tamamındaki örnek ve açıklamaları kapsayan soyut/genel yargıdır; yalnızca tek bir örneği kapsayan seçenekler ana düşünce olamaz.
Somutlaştırma, soyut anlamlı bir sözcüğün (duygu, düşünce) cümlede somut/algılanabilir bir nesne ya da olayla ifade edilerek somut anlam kazanmasıdır (örn. 'büyük bir heyecan dalgası', 'korku, bir kara tren gibi geliyor', 'mutluluk, güneşle doğar').
Romantik yazar, sınırları kesin olmayan değişken bir gerçeği masal, mistik anlatı ve destan biçimleriyle, yoğun simgesel doku aracılığıyla aktarmayı tercih eder; somut dünyada yer almayan gerçeği edebiyatın olanaklarıyla görünür kılmaya çalışır.
Gündelik hayatta ortaya çıkan etik kaygılar genellikle belirli bir çelişki/çatışma bağlamında gündeme gelir ve çelişki çözüldüğünde etik soru gündemden düşer.
Kriptomnezi, kişinin geçmişte okuduğu/duyduğu ama unuttuğu bir bilginin sonradan kendi düşüncesi gibi ortaya çıkmasıdır ve orijinal kaynaktan uzaklaşıldıkça daha çok yaşanır.
Opera; müzik, tiyatro ve mimariyi birleştiren bütünleşik bir sanat dalıdır ve opera binaları kentin kültürel düzeyinin somut bir göstergesidir (Paris'te beş, Prag/Berlin/Münih'te üçer opera binası vardır).
1981'den itibaren kimyasal madde üreticilerinden kapsamlı inceleme istenmesinin nedeni, kimyasal maddelerin çevre kirliliği ve sağlık zararları gibi etkilerinin dolaylı ve uzun sürede ortaya çıkmasıdır.
Kişileştirme (teşhis), insan dışı varlıklara ya da soyut kavramlara insan özelliği (eylem, duygu) yüklemektir ve soyut kavramı somutlaştırır (örn. 'kederle yüz yüze gelmek').
Örnek Sorular
Soru 1
'Ağını süpürge etmek' deyiminin anlatmak istediği soyut değerler aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
A) Ev için büyük özveri gösterme ve sıkıntılara sabırla katlanma
B) Geçim sıkıntısına rağmen neşeli olmaya çalışma
C) Akıllıca tasarruf yapma ve ev işlerine önem verme
D) Çalışkanlıkla kazanılan maddi refahı koruma
E) Aile birliğini sağlamak için fedakârlık yerine uzlaşma yolunu seçme
Cevabı göster
Cevap: A) Ev için büyük özveri gösterme ve sıkıntılara sabırla katlanma
Deyimin canonical anlamı, bir kadının yuvası için büyük özveri göstermesi ve sıkıntılara katlanmasıdır; bu soyut değerler fedakârlık ve sabırdır.
Soru 2
Aşağıdakilerin hangisi şiirde tema olarak kullanılan soyut bir duygu kavramına örnek değildir?
A) Özlem
B) Nehir
C) Yiğitlik
D) Dostluk
E) Umut
Cevabı göster
Cevap: B) Nehir
Özlem, yiğitlik, dostluk ve umut yalnızca zihinle kavranan soyut duygu kavramlarıdır ve şiirde tema olarak kullanılabilir. Nehir ise beş duyuyla algılanan somut bir varlıktır.
Soru 3
Bilim ile sanatın soyut ve somut kavramlarla ilişkisi bakımından aşağıdaki açıklamalardan hangisi doğrudur?
A) Bilim ve sanat, her ikisi de somut gerçekleri soyuta dönüştürme işlemi üzerine kurulmuştur.
B) Sanat ölçülebilir nesnel gerçeklerle ilgilenir; bilim ise duygu ve sezgiyi ön plana çıkarır.
C) Bilim, somut gerçekleri soyutlamayla kavramsal modele taşırken sanat soyutu somutlaştırır.
D) Bilim sanatla birlikte yürüdüğünde hem soyutlama hem de somutlaştırma işlevini birlikte üstlenir.
E) Sanat somut nesneleri betimleyerek; bilim ise yalnızca sezgi ve duyguya dayanarak anlam üretir.
Cevabı göster
Cevap: C) Bilim, somut gerçekleri soyutlamayla kavramsal modele taşırken sanat soyutu somutlaştırır.
Aşağıdaki yargılardan hangisi bir sözcüğün somut ya da soyut anlam taşıması konusunda doğrudur?
A) Sözcüğün somut mu soyut mu anlam taşıdığı, sözlükteki kök anlamına bakılarak saptanır.
B) Somut sözcükler hiçbir zaman soyut anlam kazanamaz; bu iki kategori birbirini dışlar.
C) Bir sözcüğün somutluk ya da soyutluk durumunu içinde bulunduğu bağlam belirler.
D) Soyut sözcükler daha çok felsefi metinlere, somut sözcükler günlük konuşma diline özgüdür.
E) Sözcüğün hece sayısı arttıkça soyut anlam taşıma olasılığının da yükseldiği kabul edilir.
Cevabı göster
Cevap: C) Bir sözcüğün somutluk ya da soyutluk durumunu içinde bulunduğu bağlam belirler.
Bir sözcük cümledeki bağlama ve söyleniş özelliklerine göre hem somut hem soyut anlam taşıyabilir; hangi anlamın öne çıktığını bağlam belirler.
Soru 5
Soyut bir düşünceyi anlatırken örneklere başvurmanın temel işlevi nedir?
A) Konunun bilimsel temelini pekiştirmek amacıyla başka kaynaklara açıkça atıf yapmak
B) Metnin uzunluğunu artırarak ele alınan konuyu daha kapsamlı biçimde işlemek
C) Yazarın kişisel görüşünü öne çıkararak okuyucuyu belli bir yargıya ikna etmek
D) Anlatımın anlaşılırlığını artırmak için soyut kavramı somut olgularla desteklemek
E) Soyut bir kavramı yine başka soyut kavramlarla açıklayarak konuyu derinleştirmek
Cevabı göster
Cevap: D) Anlatımın anlaşılırlığını artırmak için soyut kavramı somut olgularla desteklemek
Örneklendirme, soyut düşüncelerin somut ve sayılabilir olgularla desteklenmesi yoluyla anlatımın anlaşılırlığını artırır. Bu, somut-soyut anlam ilişkisinin pratik kullanımıdır.
Soru 6
Aşağıdaki sözcük çiftlerinin hangisinde birinci sözcük somut, ikinci sözcük soyut anlamlıdır?
A) Sevinç — taş
B) Umut — sevgi
C) Hayal — kitap
D) Adalet — huzur
E) Ağaç — özgürlük
Cevabı göster
Cevap: E) Ağaç — özgürlük
Ağaç beş duyu ile algılanabilen (görülür, dokunulur) somut bir varlıktır; özgürlük ise yalnızca zihinle kavranan soyut bir kavramdır.
Soru 7
Aşağıdaki tanımların hangisi kişileştirme (teşhis) sanatını doğru biçimde açıklar?
A) İnsan dışı varlıklara ya da soyut kavramlara insan özelliği yüklemektir.
B) Zıt anlamlı sözcükleri bir arada kullanarak okuyucuda bir şaşkınlık duygusu yaratmaktır.
C) Aralarındaki benzerlik ilgisiyle bir kavramın, başka bir kavramın adıyla anılmasıdır.
D) Bir kavramın olduğundan abartılı biçimde anlatılarak okurdaki etkisinin güçlendirilmesidir.
E) Somut varlıklara doğadaki başka nesnelerin özelliklerini yükleyerek anlatımı zenginleştirmektir.
Cevabı göster
Cevap: A) İnsan dışı varlıklara ya da soyut kavramlara insan özelliği yüklemektir.
Kişileştirme (teşhis), insan dışı varlıklara veya soyut kavramlara insan eylemi/duygusu yüklenerek soyut kavramın somutlaştırılmasıdır. 'Kederle yüz yüze gelmek' bu sanatın tipik örneğidir.
Soru 8
Bir metinde 'köyde balık tutulamaması ve zeytinlerin başkaları tarafından toplanması' gibi somut ayrıntılar verildiğinde, yazarın bu ayrıntılarla vurgulamak istediği soyut kavram aşağıdakilerden hangisidir?
A) Doğal kaynakların yetersizliği
B) Kıyı yaşamının güçlükleri
C) Toplumsal dayanışmanın zayıflaması
D) Geleneksel tarımın çöküşü
E) Geçim sıkıntısı ve işsizlik
Cevabı göster
Cevap: E) Geçim sıkıntısı ve işsizlik
Somut ayrıntılar (balık olmaması, zeytini başkasının toplaması) geçim sıkıntısı ve işsizlik gibi soyut kavramlara işaret eder; somuttan soyuta çıkarım bu şekilde yapılır.
Soru 9
Türkçede 'somutlaştırma' sanatını en iyi açıklayan tanım aşağıdakilerden hangisidir?
A) Soyut bir kavramın algılanabilir bir nesne ya da olayla ifade edilerek somut anlam kazanmasıdır.
B) Somut anlamlı bir sözcüğün cümle içinde mecaz yoluyla soyut bir anlam kazanmasıdır.
C) Bir sözcüğün birden fazla anlamda kullanılarak zamanla anlamca genişlemeye uğramasıdır.
D) İnsan dışı varlıklara insana özgü nitelikler yüklenerek anlatımın canlandırılmasıdır.
E) Zıt anlamlı iki sözcüğün bir arada kullanılarak anlamca bir çatışma yaratılmasıdır.
Cevabı göster
Cevap: A) Soyut bir kavramın algılanabilir bir nesne ya da olayla ifade edilerek somut anlam kazanmasıdır.
Somutlaştırma, duygu ve düşünce gibi soyut kavramların somut/algılanabilir nesne ya da olaylarla ifade edilmesidir. Örneğin 'heyecan dalgası', 'korku bir kara tren gibi geliyor' bu sanatın örnekleridir.
Soru 10
Çocuklarda soyut kavram algısının gelişmeye başladığı yaş aralığı ve bu gelişimden önce kitap seçiminde ön plana çıkan özellik aşağıdakilerin hangisinde birlikte doğru verilmiştir?
A) 7-10 yaş — soyut kavram algısı tamamlanır; öncesinde metin uzunluğu önemlidir
B) 10 yaş üzeri — soyut kavram algısı gelişir; öncesinde resim yoğunluğu önemlidir
C) 11-14 yaş — soyut kavram algısı henüz oluşmaz; resim yoğunluğu ön plandadır
D) 4-6 yaş — soyut kavram algısı gelişir; öncesinde metin yoğunluğu önemlidir
E) 0-3 yaş — soyut anlam algısı tamamlanır; öncesinde ses yoğunluğu önemlidir
Cevabı göster
Cevap: B) 10 yaş üzeri — soyut kavram algısı gelişir; öncesinde resim yoğunluğu önemlidir
10 yaş üzerinde soyut kavram algısı gelişir; okul öncesi dönemde ise kitaplarda resim yoğunluğu önemlidir.
Soru 11
Somut yer bildiren sözcükler ayrı, soyut ya da kalıplaşmış anlam taşıyanlar bitişik yazılır. Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı/üstü/üzeri içeren sözün yazımı yanlıştır?
Cevap: C) Şüpheli, sabaha karşı göz altına alındı.
'Gözaltına almak' somut bir yer değil, nezaret/tutuklama anlamı taşıyan kalıplaşmış (soyut) bir sözdür; bu nedenle bitişik 'gözaltına' yazılmalıdır.
Soru 12
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde somut anlamlı bir sözcük mecaz yoluyla soyut anlam kazanmıştır?
A) Bahçedeki kocaman ağacın serin gölgesinde oturup uzun uzun kitap okudu.
B) Sıcak yaz havalarında öğle saatlerinde dışarı çıkmaktan özenle kaçınıyordu.
C) Buz gibi soğuk bir su içmek sıcak yaz günlerinde insana ferahlık verir.
D) Karanlık oda baştan aşağı ışıklandırılınca yapılan iş çok daha kolaylaştı.
E) Büyük kardeşinin gölgesinde büyüyen çocuk kendini bir türlü ifade edemedi.
Cevabı göster
Cevap: E) Büyük kardeşinin gölgesinde büyüyen çocuk kendini bir türlü ifade edemedi.
'Gölge' sözcüğü fiziksel ışık engelini ifade eden somut bir sözcüktür; 'büyük kardeşinin gölgesinde büyümek' cümlesinde ise himaye/baskı/etki gibi soyut anlam kazanmıştır.
Soru 13
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ilerlemek' sözcüğü somut anlamıyla kullanılmıştır?
A) Araç, ıssız dağ yolunda yavaş yavaş ilerledi.
B) Hastalığın ilerlemesiyle birlikte tedavi süreci güçleşti.
C) Yıllar ilerledikçe teknolojik yeniliklerin sayısı arttı.
D) Toplumun refah düzeyi son yirmi yılda önemli ölçüde ilerledi.
E) Genç bilim insanı kariyerinde hızla ilerledi.
Cevabı göster
Cevap: A) Araç, ıssız dağ yolunda yavaş yavaş ilerledi.
'Araç yolda ilerledi' cümlesinde sözcük fiziksel/mekânsal hareketi (öne gitmek) ifade eder; bu somut anlamdır. Diğer cümlelerde gelişmek, kötüleşmek veya zamanın geçmesi gibi soyut anlamlar taşır.
Soru 14
Alegorik (metaforik) bir hikâyede anlatılan olay örgüsü, asıl olarak hangi işlevi taşır?
A) Olay örgüsündeki kişiler ve eylemler birebir gerçeklikleriyle aktarılır.
B) Somut olay örgüsü, soyut bir düşünceyi ya da ilkeyi okuyucuya aktarır.
C) Hikâyedeki yer ve zaman bilgisi, anlatının gerçekçi çatısını oluşturur.
D) Yazarın yaşam öyküsü, metnin gerçek anlamını belirleyen ölçüt olur.
E) Diyaloglar sözcüğü sözcüğüne yorumlanarak yüzeysel anlam öne çıkar.
Cevabı göster
Cevap: B) Somut olay örgüsü, soyut bir düşünceyi ya da ilkeyi okuyucuya aktarır.
Alegorik/metaforik hikâyede somut olay örgüsü, kendi yüzeysel gerçekliğinin ötesinde bir düşünceyi ya da ilkeyi okura taşımak için kurgulanır; kişi, yer-zaman ya da birebir yorum gibi yüzeysel ayrıntılara takılmak asıl…
Soru 15
Bir yazıda 'her şey değişip yok olurken sanat eserinin zamana direnerek varlığını sürdürmesi' biçiminde açıklanan soyut kavram aşağıdakilerden hangisidir?
A) Pişmanlık
B) Merak
C) Yalnızlık
D) Ölümsüzlük
E) Cömertlik
Cevabı göster
Cevap: D) Ölümsüzlük
Değişimin ve yok oluşun içinde zamana direnerek kalıcı olma durumu 'ölümsüzlük' soyut kavramıyla karşılanır; sanat eseri bu nitelikle yaşananları zaman aşımına uğratmadan yaşatır.