Kişileştirme (teşhis), konuşturma (intak) ve abartma (mübalağa) Soruları
KPSS Türkçe · 10 özgün soru · açıklamalı çözümler
Kişileştirme (teşhis), konuşturma (intak) ve abartma (mübalağa) — Konu Özeti
KPSS Türkçe kapsamında Kişileştirme (teşhis), konuşturma (intak) ve abartma (mübalağa) konusunda bilmen gereken 4 temel bilgi. Önce özeti çalış, sonra aşağıdaki örnek soruları çözerek pekiştir.
'Muayene etmeden teşhis koymaya çalışan doktor' metaforu, yapması gereken işlemi yapmadan sonuca ulaşmayı hedefleyen ve bu nedenle başarısız olan kişiyi temsil eder.
Kişileştirme (teşhis), insan dışı varlıklara insana özgü özellikler yükleme sanatıdır; bu varlıklar insan gibi davranır ya da düşünür (ör. 'Ağaçların fısıltısını dinledi.').
Abartma (mübalağa), bir durumu ya da özelliği gerçek boyutunun çok üzerinde ya da altında aktararak anlatımın etki gücünü artırma sanatıdır.
Klor zehirlenmesi yıllar içinde ortaya çıkabildiği için teşhisi zordur; çocuklar klor içeren temizlik ürünlerine bilmeden maruz kalabilir ve böyle bir durumda hemen acil servise götürülmelidir.
Örnek Sorular
Soru 1
Aşağıdaki tanımlardan hangisi kişileştirme (teşhis) sanatını doğru biçimde açıklar?
A) İnsan dışı varlıklara insana özgü özellikler yüklenerek bu varlıkların insan gibi davranır ya da düşünür hâle getirilmesidir.
B) Birden fazla benzetme unsurunu bir arada kullanarak varlıklar arasında analoji kuran söz sanatıdır.
C) Bir durumu ya da özelliği gerçekte olduğundan çok daha büyük ya da küçük göstererek anlatımı güçlendirme sanatıdır.
D) Konuşma yetisi olmayan varlıklara söz söyleme hakkı tanınarak onların doğrudan ifade kullanmasının sağlanmasıdır.
Cevap: A) İnsan dışı varlıklara insana özgü özellikler yüklenerek bu varlıkların insan gibi davranır ya da düşünür hâle getirilmesidir.
Kişileştirme (teşhis), insan dışı varlıklara (hayvanlar, doğa unsurları, nesneler vb.) insana özgü duygu, düşünce veya davranış özelliklerinin yüklenmesidir; bu varlıklar insan gibi davranır ya da düşünür hâle getirilir.
Soru 2
"Sesi o kadar gür çıktı ki dağlar titredi, taşlar yerinden oynadı." cümlesindeki söz sanatını diğerlerinden ayıran temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?
A) İnsan dışı varlıklara insana özgü özellikler yüklenmesi
B) Bir durumun gerçek boyutunun çok üzerinde aktarılarak anlatıma güç katılması
C) Varlıkların konuşturularak düşüncelerini doğrudan dile getirmesi
D) Benzetme unsurlarının tamamının aynı cümle içinde kullanılması
E) Soyut bir kavramın somutlaştırılarak somut bir nesneyle özdeşleştirilmesi
Cevabı göster
Cevap: B) Bir durumun gerçek boyutunun çok üzerinde aktarılarak anlatıma güç katılması
Cümlede sesin etkisi gerçek boyutunun çok ötesinde (dağları titreten, taşları oynatan) aktarılmıştır; bu, abartmanın (mübalağa) temel tanımlayıcı özelliğidir: bir durum ya da özelliği gerçek sınırlarının çok üzerinde…
Soru 3
Aşağıdaki cümlelerin her birinde altı çizili söz sanatı bir adla eşleştirilmiştir. Bu eşleştirmelerden hangisinde söz konusu cümle gerçekten kişileştirme sanatı içermektedir?
A) 'Bu haberi duyunca dünyalar benim oldu.' — kişileştirme
B) 'Gözyaşlarım sel oldu, taştı; bütün sokakları doldurdu.' — kişileştirme
C) 'Rüzgâr, perdeyi usulca okşayarak içeri süzüldü.' — kişileştirme
D) 'Açlıktan bir karış suratla eve döndü.' — kişileştirme
E) 'Sevincinden uçacak gibiydi, neredeyse göğe değecekti.' — kişileştirme
Cevabı göster
Cevap: C) 'Rüzgâr, perdeyi usulca okşayarak içeri süzüldü.' — kişileştirme
Yalnızca insan dışı bir varlık olan rüzgârın 'okşamak' gibi insana özgü bir eylemle betimlendiği cümle gerçek bir kişileştirme örneğidir ve etiket doğrudur.
Soru 4
Anlatımda etki gücünü artırmak amacıyla bir olgunun gerçek ölçüsünün ya çok üstünde ya da çok altında gösterildiği söz sanatı hangisidir?
A) Kişileştirme
B) Ad aktarması
C) Benzetme
D) Abartma
E) Deyim aktarması
Cevabı göster
Cevap: D) Abartma
Tanımlanan işlev — gerçek boyutun çok ötesinde ya da altında aktararak etki gücünü artırma — doğrudan abartma (mübalağa) sanatının ayırt edici özelliğidir.
Soru 5
Aşağıdaki cümlelerin her biri bir söz sanatı adıyla eşleştirilmiştir. Bu eşleştirmelerden hangisinde söz konusu cümle gerçekten abartma (mübalağa) sanatı içermektedir?
A) 'Bir içim su gibi güzeldi, görenleri kendine hayran bırakırdı.' — abartma
B) 'Ağaçlar rüzgârda usul usul sallanıyordu.' — abartma
C) 'Yağmur, cama vurarak bizimle konuşuyordu.' — abartma
D) 'Yüzü ay gibi parlıyor, gözleri yıldız gibi ışıldıyordu.' — abartma
E) 'Seni bir asır beklesem yine de bıkmam, gözüm yollarda kalır.' — abartma
Cevabı göster
Cevap: E) 'Seni bir asır beklesem yine de bıkmam, gözüm yollarda kalır.' — abartma
Yalnızca 'seni bir asır beklesem yine de bıkmam' cümlesindeki 'bir asır bekleme' ifadesi, süreyi gerçek boyutunun çok ötesinde, kasıtlı olarak büyüten bir aktarımdır; bu nedenle cümle gerçek bir abartma örneğidir ve…
Soru 6
Bir gazete köşe yazarı, aynı haberi beş farklı cümleyle kaleme almış ve hangi cümlenin abartma (mübalağa) sanatı içerdiğini sormaktadır. Aşağıdaki cümlelerden hangisi bu soruyu doğru yanıtlar?
I. Şehrin dört bir yanında güneş şiddetle yakıyordu.
II. Kalabalık meydan, insanlardan adım atacak yer kalmayacak denli dolup taşıyordu.
III. Denizin mavisi sabahın ışığında parıldıyordu.
IV. Konuşmacı sahneye çıktığında dinleyiciler ayağa kalktı.
V. Stadyum o gece öylesine gürültülüydü ki sesi duyan komşu şehirler sarsılmış olmalı.
A) I. cümle, güneşin şiddetini gerçek boyutunun ötesinde aktardığı için abartma içerir.
B) III. cümle, denizin maviliğini olduğundan fazla vurguladığı için abartma içerir.
C) IV. cümle, dinleyicilerin tepkisini insan özelliğiyle aktardığı için abartma içerir.
D) V. cümle, betimlenen etkiyi gerçek boyutunun ötesinde aktardığı için abartma içerir.
E) II. cümle, kalabalığı ölçülü biçimde betimlediği için abartma içerir.
Cevabı göster
Cevap: D) V. cümle, betimlenen etkiyi gerçek boyutunun ötesinde aktardığı için abartma içerir.
V. cümlede stadyum sesinin 'komşu şehirleri sarsmış olması' fiziksel olarak imkânsız, gerçek boyutun çok ötesinde bir aktarımdır; bu durum abartmanın tanımıyla örtüşür. I. cümle nesnel bir sıcaklık betimlemesidir; II.…
Soru 7
Bir yazar, kaleme aldığı doğa betimlemesinde şu dört cümleye yer vermiştir:
I. Güneş, ufkun ardına çekilirken gökyüzü kıpkırmızıya boyandı.
II. Orman, geceyi karşılamak için derin bir nefes aldı.
III. Karlar o denli kalın yağdı ki köy bir gecede on metre derinliğe gömüldü.
IV. Dallar rüzgârın etkisiyle birbirine çarpıyor, gürültülü bir ses çıkıyordu.
Bu cümlelerden hangisi ya da hangileri kişileştirme sanatına örnek oluşturmaktadır?
A) Yalnızca I
B) Yalnızca II
C) I ve IV
D) II ve III
E) I, II ve IV
Cevabı göster
Cevap: B) Yalnızca II
Yalnızca II. cümle kişileştirme içerir: 'orman'ın 'derin bir nefes alması' insana özgü bir eylemdir. I. cümle renk değişimini nesnel biçimde aktarır; III. cümle gerçek boyutun çok ötesinde aktarım yaptığından…
Soru 8
Kişileştirme (teşhis) sanatı hakkında verilen aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
A) Kişileştirme, bir durumu gerçek boyutunun çok ötesinde aktararak anlatıma güç katma sanatıdır.
B) Teşhis, kişileştirmenin Türkçedeki karşılığıdır.
C) Bu sanatta doğadaki ya da soyut varlıklar insan gibi düşünebilir veya davranabilir.
D) Kişileştirmede insan dışı varlıklara insana özgü özellikler yüklenir.
E) 'Ağaçlar rüzgârda birbirine fısıldıyordu.' cümlesi kişileştirmeye örnek gösterilebilir.
Cevabı göster
Cevap: A) Kişileştirme, bir durumu gerçek boyutunun çok ötesinde aktararak anlatıma güç katma sanatıdır.
'Kişileştirme, bir durumu gerçek boyutunun çok ötesinde aktararak anlatıma güç katma sanatıdır.' bilgisi yanlıştır; çünkü bu tanım abartma (mübalağa) sanatına aittir.
Soru 9
Bir şiirde rüzgar 'öfkeyle bağırıyor', bulutlar 'hüzünle ağlıyor', dağlar ise 'sessizce düşünüyor' olarak betimlenmektedir. Cansız ya da doğadaki varlıklara bu biçimde insana ait duygu ve eylemler yüklenmesiyle oluşturulan söz sanatı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Abartma
B) Benzetme
C) Kişileştirme
D) Deyim aktarması
E) Ad aktarması
Cevabı göster
Cevap: C) Kişileştirme
Rüzgarın öfkelenmesi, bulutların ağlaması, dağların düşünmesi gibi insan dışı varlıklara insana özgü duygu ve eylemler yüklemek kişileştirme (teşhis) sanatının tanımlayıcı özelliğidir.
Soru 10
Abartma (mübalağa) sanatı hakkında verilen aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
A) Abartma, gerçeğin çok üzerinde ya da altında bir aktarım içerir.
B) Mübalağa, abartma sanatının Arapça kökenli karşılığıdır.
C) Abartma yalnızca büyütme biçiminde olur; küçültme yoluyla yapılamaz.
D) Abartmanın amacı anlatıma etki gücü ve vurgu kazandırmaktır.
E) 'Dünyalar dolusu seni özledim.' cümlesi abartmaya örnek oluşturur.
Cevabı göster
Cevap: C) Abartma yalnızca büyütme biçiminde olur; küçültme yoluyla yapılamaz.
Abartma hem gerçek boyutun çok üzerinde (büyütme) hem de çok altında (küçültme) gerçekleşebilir. Bu sanatın yalnızca büyütme biçiminde kullanılabileceğini, küçültme yoluyla yapılamayacağını öne süren bilgi yanlıştır.